[Image]Böyle manyak gibi çok sevdiğim blog yazarlarının beni izlemesini yani hep çok istemişimdir düşünsene anti beni izliyo yuh oha filan, ve (oha amk neden böyle oldu ki ajshdaks) şuan mutluluktan titriyorum çünkü izlemiş beni ehehehehehehehhehehehehehehehe. Öyle salak bi ruh hakindeyim ki (sdhajksd) ben napıyorum filan ama bunu yazmasam olmaz dimi, mutluluğumuzu paylaşıyoruz şurda. Demin de yazısına yorum yapıcam on saat arkadaşıma "şu şöyle yazılıyo dimi doğru yazmışım yanlış olmasın" diye söylendim, konuşmanın sonunda beni izlerse mutluluktan bileklerimi keserim diye bi şey yazıyo (tamam kesmiycem heheh), ve on saattir BAYILABİLİRİM!! AĞLAMAK ÜZEREYİM!! diye bağrınıyorum. Tamam sakinim her şey geçti, güzel günler göreceğiz güneşli günler.
10 Aralık 2011 Cumartesi
Kendimi takıntılı manyak şizofren hissetmekteyim asjdhas.
Az önce bi mutluluk krizi geçirdim ciddiyim. Ya ben açtım bu bloğu küçüktüm üç beş tane blog izlemiştim onların yazılarını örnek alıyodum filan (elim ayağım titriyo zor yazıyorum) bunların başında da yazılarını kaçırdığımda ağlamanın eşiğine geldiğim Anti-Kahraman gelirdi (sayesinde küfür etmeye başladım ama olsun çaktırmayın). Ne öyle büyüktü ki benim için (hâlâ öyle) yazılarına yorum yapamıyodum ( ajsgdjashda), yani o beni aşıyodu filan. Şimdi büyüdüm sanırım (asdjhasjd) yorum yapabiliyorum, hatta yaklaşık bir ay önce Facebook sayfasında bir gönderiye yorum yapmıştım ve bana cevap vermişti allahım yaşadığım mutluluğu benim ANTİ BANA CEVAP VERDİ İNANABİLİYO MUSUN ? BEN ANTİYLE KONUŞTUM!! çığlıklarımı dinleyen arkadaşlarım bilir.
[Image]Böyle manyak gibi çok sevdiğim blog yazarlarının beni izlemesini yani hep çok istemişimdir düşünsene anti beni izliyo yuh oha filan, ve (oha amk neden böyle oldu ki ajshdaks) şuan mutluluktan titriyorum çünkü izlemiş beni ehehehehehehehhehehehehehehehe. Öyle salak bi ruh hakindeyim ki (sdhajksd) ben napıyorum filan ama bunu yazmasam olmaz dimi, mutluluğumuzu paylaşıyoruz şurda. Demin de yazısına yorum yapıcam on saat arkadaşıma "şu şöyle yazılıyo dimi doğru yazmışım yanlış olmasın" diye söylendim, konuşmanın sonunda beni izlerse mutluluktan bileklerimi keserim diye bi şey yazıyo (tamam kesmiycem heheh), ve on saattir BAYILABİLİRİM!! AĞLAMAK ÜZEREYİM!! diye bağrınıyorum. Tamam sakinim her şey geçti, güzel günler göreceğiz güneşli günler.
[Image]Böyle manyak gibi çok sevdiğim blog yazarlarının beni izlemesini yani hep çok istemişimdir düşünsene anti beni izliyo yuh oha filan, ve (oha amk neden böyle oldu ki ajshdaks) şuan mutluluktan titriyorum çünkü izlemiş beni ehehehehehehehhehehehehehehehe. Öyle salak bi ruh hakindeyim ki (sdhajksd) ben napıyorum filan ama bunu yazmasam olmaz dimi, mutluluğumuzu paylaşıyoruz şurda. Demin de yazısına yorum yapıcam on saat arkadaşıma "şu şöyle yazılıyo dimi doğru yazmışım yanlış olmasın" diye söylendim, konuşmanın sonunda beni izlerse mutluluktan bileklerimi keserim diye bi şey yazıyo (tamam kesmiycem heheh), ve on saattir BAYILABİLİRİM!! AĞLAMAK ÜZEREYİM!! diye bağrınıyorum. Tamam sakinim her şey geçti, güzel günler göreceğiz güneşli günler.
9 Aralık 2011 Cuma
Grololo.
Hayatımıza moralimizi birkaç saniye içinde bozan değil, birkaç saniye içinde düzelten insanlar sokmalıyız. Hiç acı olmasın mı ? hiç acı olmasın, hep gülelim, insanlar hep güldürsünler birbirlerini acı zaten çok fazla. Mesela Feriha ve Emir (annem salonda feriha izliyo, bıktım bi barışamadılar gitti ) niye üzüyolar ki birbirlerini ? Tamam saçlamamıycam çok ciddi başladım.
İnsanlar birbirlerinden bıkıyolar, bunu duymak o kadar acı ki yani direk suratına söyleyince üzgünç ( ne biçim kelime lan bu, kelime misin lan seni ne sanıyosun kendini haa ?? ) bir durum. Ne konuştuğumu bilmiyorum, sadece insanların birilerini üzmesinden sıkıldırm. Özlüyorum özlüyorum ve bitmiyor, eskiden tek derdim "ödevimi yapmadım, örtmenim kızar mı ? " idi, ama artık her otu boku dert ediyorum hâlâ ne konuşuyorum bilmiyorum, sadece yazıyorum. Üzülmek istemiyorum işte, beni üzenler gitsinler diyorum ama sanırım üzülmeye de ihtiyacım var. Beni kimler üzüyodu hatırlamıyorum özlüyorum sadece. Ben ne diyorum allam. Sustum be tamam, okumuycam bu yazı çok mu salak diye yayınlıycam direk. ksjdkas.
İnsanlar birbirlerinden bıkıyolar, bunu duymak o kadar acı ki yani direk suratına söyleyince üzgünç ( ne biçim kelime lan bu, kelime misin lan seni ne sanıyosun kendini haa ?? ) bir durum. Ne konuştuğumu bilmiyorum, sadece insanların birilerini üzmesinden sıkıldırm. Özlüyorum özlüyorum ve bitmiyor, eskiden tek derdim "ödevimi yapmadım, örtmenim kızar mı ? " idi, ama artık her otu boku dert ediyorum hâlâ ne konuşuyorum bilmiyorum, sadece yazıyorum. Üzülmek istemiyorum işte, beni üzenler gitsinler diyorum ama sanırım üzülmeye de ihtiyacım var. Beni kimler üzüyodu hatırlamıyorum özlüyorum sadece. Ben ne diyorum allam. Sustum be tamam, okumuycam bu yazı çok mu salak diye yayınlıycam direk. ksjdkas.
Brriiidaa.
Eski yazılara bakarken bi blogger gördüm vee adı Brida'ydı, tabi o zamanlar anlamamışım üzüldüm.
8 Aralık 2011 Perşembe
Veronica ölmek istiyor, ben de istiyorum Her yerde Paulo Coelho
Bu adam her yerde karşıma çıkıyo benim, yani ünlü bir yazar olduğundan olsa gerek ama ben yine de inanıyorum ki bir bağ var aramızda !
Her şey bir yaz günü başladı...
Tutku (ablamın arkadaşı) ablama bir kaç kitap vermiş, ablam hevesli hevesli okuyacak ben de sermişim bırakmışım kendimi hep yatıyorum en son ablam dedi ki "yasemin biraz kitap oku !" peki dedim aldım Brida'yı okumaya başladım. Aşkımsı şeylerden bahsediliyodu, ruh eşi filan. İnsanların bazıları hayatları boyunca bir kez karşılaşır ruh eşiyle, belki caddede yanından geçer belki ebedi aşkı olur. Ne olursa olsun onunla olduğu anda hissettiği mutluluğu ve huzuru asla hissedemez insan, bu bir an olsa bile. Evet o zamanlar bunlarla ilgili yardıma ihtiyacım vardı, brida yanmdaydı.

Zaman geçti... Benim şimdi okuyucak kitabım yok evde de affedersiniz öküz gibi bir kütüphane var, öküzlüğü karşısında kitap seçemiyorum ben de dedim ki içinde "T" harfi olan kitabı alıcam okuycam. Geçtim kitaplığın karşısına baktııım baktııım gördüm ki şöyle bir kitap var "Şeytan ve Genç Kadın" Aldım okuyucam filan bi baktım yazar Paulo Coelho , aa bu adamın bi kitabı daha varmış bende bridayı da çok sevmiştim bunu da okuyayım eheh.
Okudum iyi güzel, adam yani iyi yazıyo zaten laf edemem çok beğendim bu kitabı da.
Sonra işte ben ablamın dolabından ööylesine bi tişört aldım giymek için, üstünde ingilizce bi şeyler yazıyodu bakmadım ne yazıyo diye geçirdim aceleyle okula geç kalıyodum. Sonra gittim okula türkçe dersindeyiz ben parmak kaldırdım kalktım filan öğretmen dedi ki "üzerindeki tişörtte ne yazıyo biliyo musun ? " hayır bilmiyorum filan işte anlamını söyledi hava yaptı bi saat, ben ayakta dikildim kadın konuştu da konuştu tamam filan.
Baya zaman sonra tişörtü -ben bu tişörtü sahiplenmiştim dolabımdaydı- öyle bi pozisyonda gördüm ki böyle tam markası gözükücek şekilde aman iyi marka filan, markanın tam altında Paulo Coelho yazıyo. YASEMİN KALIR. Ablama anlattım on saat bu Paulo Coelho'nun sözüymüş filan diye geçti o da öyle ama ben baya şaşkınım.
Sonra geçen, benim lacivert bi tişörtüm var çooook fazla severim ve üzerindeki söz de hoşuma gider onu giyicem arkasına bir baktım Paulo Coelho çok çok çok fazla şaşırdım.
Geçen gün nazoyla bir kitapçının vitrininden bakıyoduk Paulo Coelho'nun kitabını gördüm, tesadüfen, öylece, çok saklı bir köşede, görülmesi zor.
Ne zamandır gözümün önünde olan bu adamın varlığını hiç fark etmemiştim, hep yanımdaymış. Işılın bana anlattığı okumalısın dediği kitaplarda, okumak istediğim her şeyde. Hayatımda biraz bende biraz onda. Okuduğum her kitapta kendimden bir parça ararım, ve benim eksik kalan parçam Coelho'nun sayfalarında saklıydı. Benim saklı rehberlerim, benim arkadaşlarım, benim belalılarım, benim söyleyemediklerim, benim düşünemediklerim, benim çözemediklerim. Ben orda duruyordum, o da orda ve biz arkadaştık iyi arkadaşlar. Sırlarımızı birbirimize tatlı tatlı anlatıyoruz, ve kimse birbirine ihanet etmiyo.
Sonra dedim ki, benim bu adamla aramda bir bağ ver arkadaş. Veronika ölmek istiyor, ben de istiyorum. Önceki yaşamımdan belki bir kaç kırıntı vardır aramızda. Bundan dolaylıdır o adamın bütün kitaplarını okuyacağım çünkü Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum ve Ağladım.
Her şey bir yaz günü başladı...
Tutku (ablamın arkadaşı) ablama bir kaç kitap vermiş, ablam hevesli hevesli okuyacak ben de sermişim bırakmışım kendimi hep yatıyorum en son ablam dedi ki "yasemin biraz kitap oku !" peki dedim aldım Brida'yı okumaya başladım. Aşkımsı şeylerden bahsediliyodu, ruh eşi filan. İnsanların bazıları hayatları boyunca bir kez karşılaşır ruh eşiyle, belki caddede yanından geçer belki ebedi aşkı olur. Ne olursa olsun onunla olduğu anda hissettiği mutluluğu ve huzuru asla hissedemez insan, bu bir an olsa bile. Evet o zamanlar bunlarla ilgili yardıma ihtiyacım vardı, brida yanmdaydı.

Zaman geçti... Benim şimdi okuyucak kitabım yok evde de affedersiniz öküz gibi bir kütüphane var, öküzlüğü karşısında kitap seçemiyorum ben de dedim ki içinde "T" harfi olan kitabı alıcam okuycam. Geçtim kitaplığın karşısına baktııım baktııım gördüm ki şöyle bir kitap var "Şeytan ve Genç Kadın" Aldım okuyucam filan bi baktım yazar Paulo Coelho , aa bu adamın bi kitabı daha varmış bende bridayı da çok sevmiştim bunu da okuyayım eheh.
Okudum iyi güzel, adam yani iyi yazıyo zaten laf edemem çok beğendim bu kitabı da.
Sonra işte ben ablamın dolabından ööylesine bi tişört aldım giymek için, üstünde ingilizce bi şeyler yazıyodu bakmadım ne yazıyo diye geçirdim aceleyle okula geç kalıyodum. Sonra gittim okula türkçe dersindeyiz ben parmak kaldırdım kalktım filan öğretmen dedi ki "üzerindeki tişörtte ne yazıyo biliyo musun ? " hayır bilmiyorum filan işte anlamını söyledi hava yaptı bi saat, ben ayakta dikildim kadın konuştu da konuştu tamam filan.
Baya zaman sonra tişörtü -ben bu tişörtü sahiplenmiştim dolabımdaydı- öyle bi pozisyonda gördüm ki böyle tam markası gözükücek şekilde aman iyi marka filan, markanın tam altında Paulo Coelho yazıyo. YASEMİN KALIR. Ablama anlattım on saat bu Paulo Coelho'nun sözüymüş filan diye geçti o da öyle ama ben baya şaşkınım.
Sonra geçen, benim lacivert bi tişörtüm var çooook fazla severim ve üzerindeki söz de hoşuma gider onu giyicem arkasına bir baktım Paulo Coelho çok çok çok fazla şaşırdım.
Geçen gün nazoyla bir kitapçının vitrininden bakıyoduk Paulo Coelho'nun kitabını gördüm, tesadüfen, öylece, çok saklı bir köşede, görülmesi zor.
Ne zamandır gözümün önünde olan bu adamın varlığını hiç fark etmemiştim, hep yanımdaymış. Işılın bana anlattığı okumalısın dediği kitaplarda, okumak istediğim her şeyde. Hayatımda biraz bende biraz onda. Okuduğum her kitapta kendimden bir parça ararım, ve benim eksik kalan parçam Coelho'nun sayfalarında saklıydı. Benim saklı rehberlerim, benim arkadaşlarım, benim belalılarım, benim söyleyemediklerim, benim düşünemediklerim, benim çözemediklerim. Ben orda duruyordum, o da orda ve biz arkadaştık iyi arkadaşlar. Sırlarımızı birbirimize tatlı tatlı anlatıyoruz, ve kimse birbirine ihanet etmiyo.
Sonra dedim ki, benim bu adamla aramda bir bağ ver arkadaş. Veronika ölmek istiyor, ben de istiyorum. Önceki yaşamımdan belki bir kaç kırıntı vardır aramızda. Bundan dolaylıdır o adamın bütün kitaplarını okuyacağım çünkü Piedra Irmağının Kıyısında Oturdum ve Ağladım.
7 Aralık 2011 Çarşamba
Naber ? ben kötü mesela. Kafayı yemiş, acınası halde.
Her gün bloğa giriyorum yorum yok sonra dönüp diyorum ki YAZI YOK Kİ YORUM OLSUN. Her neyse, hayat zor geçiyo pek girip yazı yazamıyorum. Bir bunalımdan diğer bunalıma koşturup duruyorum, ergenlik beni yavaş yavaş çürütüyo. Hayat nasıl hayat güzel, yasemin nasıl yasemin kötü.
Merhaba ben aşık bir kızım. Merhaba ben ergen bir kızım. Merhaba ben SBS maduru bir kızım. Çürüyorum...
Abartıyorum sanırım ama ben yani ciddi ciddi kitap okumuyorum mesela. Annem kitap okumamı yasakladı çünkü kendimi öyle bi kaptırıyorum ki yemeden içmeden kesiliyorum dolayısıyla test de çözmüyorum.
Bilgisayara girmem yasak. Tam olarak nedenini bilmiyorum ama yani ooon yılda bir giricem artık buraya. BLOĞUMA AŞIĞIM VE ALLAH KAHRETSİN DELİRİYORUM.
Eve geç gelmem yasak.
Mesajlaşmam yasak.
Kısaca abicim boş zamanlarımı test çözmekten başka bir şey yaparak değerlendirmem yasak, bu nefessizlikte bi de aşık olunca göte geliyo insan.
ÇIĞLIK ATIYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. BAĞIRARAK ŞARKI SÖYLÜYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. BEN ZIPLIYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. DURDUK DURMADIK YERDE DANS EDİYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. YAĞMUR YAĞARKEN MONTUMU GİYMİYOR, ŞAPKAMI TAKMIYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. Ve sonra ben farklı oluyorum, ve ben manyak, ve ben deli. Allah aşkına insancıklarım ben ne yapayım ? He ben ne yapayım, özgür olmak istemek suç mu ? Nefes almaya çalışmak ? allah kahretsin sizi lan. YORULDUM KAFAYI YEDİM bıktım ben saçmalıyorum amk ben ne konuşuyorum yaa.
Naber ? ben kötü mesela. Kafayı yemiş, acınası halde.
Film temamın çok uyduğunu düşünmekteyim.
Merhaba ben aşık bir kızım. Merhaba ben ergen bir kızım. Merhaba ben SBS maduru bir kızım. Çürüyorum...
Abartıyorum sanırım ama ben yani ciddi ciddi kitap okumuyorum mesela. Annem kitap okumamı yasakladı çünkü kendimi öyle bi kaptırıyorum ki yemeden içmeden kesiliyorum dolayısıyla test de çözmüyorum.
Bilgisayara girmem yasak. Tam olarak nedenini bilmiyorum ama yani ooon yılda bir giricem artık buraya. BLOĞUMA AŞIĞIM VE ALLAH KAHRETSİN DELİRİYORUM.
Eve geç gelmem yasak.
Mesajlaşmam yasak.
Kısaca abicim boş zamanlarımı test çözmekten başka bir şey yaparak değerlendirmem yasak, bu nefessizlikte bi de aşık olunca göte geliyo insan.
ÇIĞLIK ATIYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. BAĞIRARAK ŞARKI SÖYLÜYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. BEN ZIPLIYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. DURDUK DURMADIK YERDE DANS EDİYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. YAĞMUR YAĞARKEN MONTUMU GİYMİYOR, ŞAPKAMI TAKMIYORUM VE İNSANLAR BENİ YADIRGIYOLAR. Ve sonra ben farklı oluyorum, ve ben manyak, ve ben deli. Allah aşkına insancıklarım ben ne yapayım ? He ben ne yapayım, özgür olmak istemek suç mu ? Nefes almaya çalışmak ? allah kahretsin sizi lan. YORULDUM KAFAYI YEDİM bıktım ben saçmalıyorum amk ben ne konuşuyorum yaa.
Naber ? ben kötü mesela. Kafayı yemiş, acınası halde.
Film temamın çok uyduğunu düşünmekteyim.
1 Kasım 2011 Salı
Hayat garip.
Seni çok özledim en iyi arkadaşım, yoldaşım, sırdaşım... Çok güzel günler geçirdik birlikte, ama ne zamandır görüşmüyoruz. Seni çok özledim Saydam balonum.
Ühühühü pek bi duygulandım, herkes bırakır beni sen bırakmazsın. Görünümünü değiştirdikten sonra çok fazla beğenip seni sadece izlediğim oldu, her yanını harry potter döşerken. Sonra onları teker teker silerken, yeni şeyler denerken, kimsenin okumadığını bilirken bile öylece yazarken, sen beni hiç bırakmadın...
Ne küçüktüm, kendime gülüyorum bazen aptal aptal şeyler yazmışım. Sileyim dedim hani çok aptal filan diye, ama kıyamadım anı olsun kalsın dedim. Ben bu blogla büyüdüm, o benimle. Özlememek elde değil...
Yazın yine hep birlikte olucaz, ben yeni şeyler deniycem sen de izliyceksin. Birlikte büyüyüp birlikte küçülücez eheh. :D
Bloggerlar bana Açlık Oyunları kitabını önermişti okudum ve aşırı beğendim, tüm seriyi okudum, kendimi buldum yeni bir arkadaş edindim, kısaca burdan Erdi Karadeniz vee Black_mamba 'ya teşekkürlerimi iletiyorum. Vee hayatımı değiştiren bir kitap daha Fight Club, onu okumamda bana öncü olan Mia Wallace'e de teşekkürleer.
Ühühühü pek bi duygulandım, herkes bırakır beni sen bırakmazsın. Görünümünü değiştirdikten sonra çok fazla beğenip seni sadece izlediğim oldu, her yanını harry potter döşerken. Sonra onları teker teker silerken, yeni şeyler denerken, kimsenin okumadığını bilirken bile öylece yazarken, sen beni hiç bırakmadın...Ne küçüktüm, kendime gülüyorum bazen aptal aptal şeyler yazmışım. Sileyim dedim hani çok aptal filan diye, ama kıyamadım anı olsun kalsın dedim. Ben bu blogla büyüdüm, o benimle. Özlememek elde değil...
Yazın yine hep birlikte olucaz, ben yeni şeyler deniycem sen de izliyceksin. Birlikte büyüyüp birlikte küçülücez eheh. :D
Bloggerlar bana Açlık Oyunları kitabını önermişti okudum ve aşırı beğendim, tüm seriyi okudum, kendimi buldum yeni bir arkadaş edindim, kısaca burdan Erdi Karadeniz vee Black_mamba 'ya teşekkürlerimi iletiyorum. Vee hayatımı değiştiren bir kitap daha Fight Club, onu okumamda bana öncü olan Mia Wallace'e de teşekkürleer.
11 Ekim 2011 Salı
Ayyaş İnek.
Hep aynı şeyi yapıyorum. Hoşlandığım bi çocuk oluyo ve biliyorum ki o da benden hoşlanmış ama birbirimizi tanımıyoruz , beni tanısın diye her şeyi yapabilirim. Ve yapıyorum da.
Eevet dershanedeki adını bilmediğim çocuk, bizim deyimimizle Alican, evet evet evet çıkışta onu gördüm. Genelde bizim dikilip minibüs beklediğimiz bir yerde bekliyordu işte tam zamanıydı Alican beni görecekti ve "vaay eğlenceli kızmış" diyecekti. Nedense karşı tarafın hiç bunu dedirtmek gibi bir çabası olmaz, belki de sadece benim böyle bi çabam vardır.
Eğlenceli kızı takınmanın tam sırası -açıkçası başka bir kızı takınamam, buyum yani- , her zamanki gibi olucam ve beni tanımasını sağlıycam. Diyecek ki : "vaay eğlenceli kızmış".
Ben hep aynı şeyi yapıyorum. Çocuğa kendimi kendim gibi göstermeye çalışırken abartıyorum. Gayet aptal hareketler çıkıyo ortaya. İçmiş bir inek gibi oluyorum. Her şeye gülüyor ve oraya buraya takılıyorum, dahası dans ediyorum. Ah yavrucum, bizim deyimimizle Alican, ben böyle biri değilim lan. İçmiş inek gibi dolaşmıyorum ortda, tek yaptığım birilerini etkileme çabası mesela seni. Birilerini etkilemeye çalışırken hep yaparım bunu ben HEP. Vallahi sev beni, ama hayır, hayır sanırım ben içmiş bir ineğim, ayyaş bir inek.
Onu etkileyemedim. Onu etkilemek isterdim. Beni sevsin. Sanırım bi manyağım kafamfan bi şeyler uydurmuşum yazının başına baksanıza "Hoşlandığım bi çocuk oluyo ve biliyorum ki o da benden hoşlanmış " hadi ama şekeriiiiiiiim, neyden bahsediyosun sen. Gerçekten uyduruyorum.
Ama onu bana bakarken gördüm, belkide ben baktığım için bakıyodur.
Neyse devam edelim...
Ben aptal hareketlerimi bitirdim, minibüse binme vakti geldi, binmeden önce yine küçük bir salaklık yaptım (@çocuğun orda kayıtsız bir şekilde , gayet ciddi, arkadaşıyla konuşması.Sanırım onu bi kere gülerken gördüm, hâlâ aynı şeyi düşünmem niye, nerden uydurdun bunu yaseminim o seni seviyo ? ). Dershanedeki diğerleriyle aynı minibüse binmemek için belli bir çaba harcadım ama o çabayı ne zaman harcasam aynı minibüse biniyoruz. Minibüsün en arka köşesine oturdum, dershaneden olanlar ayaktaydı. Onların yanında belli bi tavır takınırım, ciddi ve en önemlisi havalı gözükmem gerekir -bu dershanedeki herkes için geçerli değil tabii. Ben inene kadar her şey mükemmel işledi, taaa ki ben inene kadar. Minibüs durdu, minibüsü bizim mahalleden aşikar olduğum bi çocuk durdurdu, güzel ve havalı yürüyüşümü merdivenden inerken büyük çook büyük bir tökezleme ve düşme karışımı hareketle tamamladım. Dershanedeki gıcık olduğum tiplerin bunu görmesi pek de hoş değildi doğrusu. Bi de minibüsü durduran ve göz aşinalığım olduğu çocuğun önünde öamura yuvarlansaydım tam olucaktı. En azından onun gözünde bi tarz yakaladım, budur bardağımın dolu tarafı.
Ve bunları yazmaya devam ederken hâlâ şunu düşünüyorum, hoşlandı mı o da benden acaba. Neden bakıyo ? belki de bakmıyodur, asıl hoşlandığı arkadaşımdır, belki de ne bileyim ne aptal kız bu diyodur. Bunların hepsi ayyaş ineğe söylenecek şeyler olabilir bence. Ama şu var ki, ben dershanede en yüksek sınıftayım, sınıftaydım, şimdi bir alt sınıfa düştüm (ders çalışmazsam böyle olur) ve Alican 2. olan sınıftaydı yani şuan benim düştüğüm sınıfta. Eğer o sınıf çıkmadıysa ya da düşmediyse aynı sınıfta olucaz. Alicanın gerçek adını öğrenicem, o benim aslında nasıl olduğumu. Daha fazla şov yapamam, emin olun 1 ay boyunca bunu yapmak zor olur. Ben yine bezgin halime geri dönücem. Bezgin yasemin. Dha bu yaşında yorgun. Bana da bu yakışır, kendim olmak.
NOT: Sanırım o resimdeki öküz, kimin umrunda. Ayyaş bir özküz de olabilirim, bu ayyaş bir inekten çok daha kötü.
Eevet dershanedeki adını bilmediğim çocuk, bizim deyimimizle Alican, evet evet evet çıkışta onu gördüm. Genelde bizim dikilip minibüs beklediğimiz bir yerde bekliyordu işte tam zamanıydı Alican beni görecekti ve "vaay eğlenceli kızmış" diyecekti. Nedense karşı tarafın hiç bunu dedirtmek gibi bir çabası olmaz, belki de sadece benim böyle bi çabam vardır.
Eğlenceli kızı takınmanın tam sırası -açıkçası başka bir kızı takınamam, buyum yani- , her zamanki gibi olucam ve beni tanımasını sağlıycam. Diyecek ki : "vaay eğlenceli kızmış".Ben hep aynı şeyi yapıyorum. Çocuğa kendimi kendim gibi göstermeye çalışırken abartıyorum. Gayet aptal hareketler çıkıyo ortaya. İçmiş bir inek gibi oluyorum. Her şeye gülüyor ve oraya buraya takılıyorum, dahası dans ediyorum. Ah yavrucum, bizim deyimimizle Alican, ben böyle biri değilim lan. İçmiş inek gibi dolaşmıyorum ortda, tek yaptığım birilerini etkileme çabası mesela seni. Birilerini etkilemeye çalışırken hep yaparım bunu ben HEP. Vallahi sev beni, ama hayır, hayır sanırım ben içmiş bir ineğim, ayyaş bir inek.
Onu etkileyemedim. Onu etkilemek isterdim. Beni sevsin. Sanırım bi manyağım kafamfan bi şeyler uydurmuşum yazının başına baksanıza "Hoşlandığım bi çocuk oluyo ve biliyorum ki o da benden hoşlanmış " hadi ama şekeriiiiiiiim, neyden bahsediyosun sen. Gerçekten uyduruyorum.
Ama onu bana bakarken gördüm, belkide ben baktığım için bakıyodur.
Neyse devam edelim...
Ben aptal hareketlerimi bitirdim, minibüse binme vakti geldi, binmeden önce yine küçük bir salaklık yaptım (@çocuğun orda kayıtsız bir şekilde , gayet ciddi, arkadaşıyla konuşması.Sanırım onu bi kere gülerken gördüm, hâlâ aynı şeyi düşünmem niye, nerden uydurdun bunu yaseminim o seni seviyo ? ). Dershanedeki diğerleriyle aynı minibüse binmemek için belli bir çaba harcadım ama o çabayı ne zaman harcasam aynı minibüse biniyoruz. Minibüsün en arka köşesine oturdum, dershaneden olanlar ayaktaydı. Onların yanında belli bi tavır takınırım, ciddi ve en önemlisi havalı gözükmem gerekir -bu dershanedeki herkes için geçerli değil tabii. Ben inene kadar her şey mükemmel işledi, taaa ki ben inene kadar. Minibüs durdu, minibüsü bizim mahalleden aşikar olduğum bi çocuk durdurdu, güzel ve havalı yürüyüşümü merdivenden inerken büyük çook büyük bir tökezleme ve düşme karışımı hareketle tamamladım. Dershanedeki gıcık olduğum tiplerin bunu görmesi pek de hoş değildi doğrusu. Bi de minibüsü durduran ve göz aşinalığım olduğu çocuğun önünde öamura yuvarlansaydım tam olucaktı. En azından onun gözünde bi tarz yakaladım, budur bardağımın dolu tarafı.
Ve bunları yazmaya devam ederken hâlâ şunu düşünüyorum, hoşlandı mı o da benden acaba. Neden bakıyo ? belki de bakmıyodur, asıl hoşlandığı arkadaşımdır, belki de ne bileyim ne aptal kız bu diyodur. Bunların hepsi ayyaş ineğe söylenecek şeyler olabilir bence. Ama şu var ki, ben dershanede en yüksek sınıftayım, sınıftaydım, şimdi bir alt sınıfa düştüm (ders çalışmazsam böyle olur) ve Alican 2. olan sınıftaydı yani şuan benim düştüğüm sınıfta. Eğer o sınıf çıkmadıysa ya da düşmediyse aynı sınıfta olucaz. Alicanın gerçek adını öğrenicem, o benim aslında nasıl olduğumu. Daha fazla şov yapamam, emin olun 1 ay boyunca bunu yapmak zor olur. Ben yine bezgin halime geri dönücem. Bezgin yasemin. Dha bu yaşında yorgun. Bana da bu yakışır, kendim olmak.
NOT: Sanırım o resimdeki öküz, kimin umrunda. Ayyaş bir özküz de olabilirim, bu ayyaş bir inekten çok daha kötü.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

