5 Ağustos 2014 Salı

şiir

geyiklerin boynuzları
gökyüzünün mavisi
kollarındaki damarlar
ellerindeki yaralar
ağaçların kocamanlığı
saçlarının karışıklığı
rüzgarın uğultusu
nefesinin tadı
                             yanlışın var.
bunca güzel şey varken yaşamakta
şiirleri nasıl sevmezsin?

28 Temmuz 2014 Pazartesi

insanın konuşcak kimseciği olmayınca kendini kitaplara veriyor. yaşasın okumak! ayrıca yaz mevsiminden nefret ediyorum. her şey duruyor, keykom keykom oturuyorum bütün kurslar etkinlikler mola veriyor. hele bir de en iyi arkadaş şehirden gidince... hele bir de başka ülkeye... vallahi ölücem! kış gelsin de keyfimize bakalım.

25 Temmuz 2014 Cuma

Madem Tanrı var neden bunlara izin veriyor? bıktım bunu sormaktan. nolur güzel şeyler olsun. en azından sadece masum çocuklar için... nolur güzel şeyler olsun.

12 Temmuz 2014 Cumartesi

gökyüzü mavi
bulutlar beyaz
ağaçlar henüz al olmuşken
       gidişini bana uygun bir dille açıklar mısın?

2 Temmuz 2014 Çarşamba

herkesten nefret ediyorum, ettikçe kaçıyorum, kaçtıkça batıyorum. bir gün güneş doğacak. bıktım ergen olma sorunsalından.

23 Haziran 2014 Pazartesi

bıcırık

Yazıma başlarken şunları dillendirmek istiyorum: epilasyon makinesiyle bacak kıllarını alınca nokta nokta olmasından nefret ediyorum. Ayrıca şu kılların uzadığı ama alınamadığı dönemcikten de nefret ediyorum. Genel olarak kıllardan nefret ediyorum. Madem alacaktık neden varlar ki? Madem varlar kalsalar olmaz mı? Ağ hayır onların üzerimde kalmasına izin veremem sanırım... Kadınları güzel olmaya heeeep kadınlar zorluyor zaten. İşte asıl nokta! Kadınlar erkekler için değil, kadınlar için süslenirler.

İşte şimdi de yaz geldi! Anne şort, etek, elbise giyerken biraz zorluk çıkarıyor ama başa çıkıyoruz.Yazım iyi geçiyor. Yinee dans kursuna gidiyorum haftada iki gün ve bu yüzden eve tıkılıp kalmamış oluyorum. Bi de annemle takılıyoruz. Gerçi yaz daha yeni başladı ama bilmiyorum işte. İçimde güzel bir his var, güzel bir yaz olacak. Umarım sizin için de öyle olur.

Bu yaz, yaz aşkı hayalleri kurmuyorum sevgili okurlarım. Siz de bilirsiniz nice hayaller kurdum, bir bok olmadı. Bu hayal kurma işi sorun yaratıyor aslında. Mesela oturup evlilik teklifimi hayal ediyorum, böyle çok harika. Ama şimdi o gerçekleşirse o kadar basit ve tahmin edilebilir kalacak ki... Ayrıca bazı anları hayal etmek, mesela hayatımın aşkıyla karşılaştığım o anı, o anların gerçekleşebilme ihtimalini azaltıyor. Çok beklendik bir şey oluyor, bütün güzelliği kaçıyor. Güzel anları hayal etmek bok gibi yani. Hayal etmemek daha yararlı olur!

Ve bu yaz yine alacağım giysilerin bir çetelesini tuttum, ama almaya gittiğimde hiçbiri hayal ettiğim gibi üstüme yakışmayacak veee yine hayal kırıkları, yine boş eller...

Tekrar 'bu yaz' diye başlayacağım şu cümle de gelişme kısmının son cümlelerinin başlangıcı olacak. Bu yaz eski yazlarımı düşünüp efkarlandım sevgili okurlarım. Gerçekten boktan ve sıkıcı yazlardı, yani öyle düşünüyodum. Çünkü hep evdeydim, kusasım gelirdi, dışarı bile çıkmazdım ama güzel arkadaşlarım varmış, güzel sohbetlerim varmış, bana ait olan insanlarım varmış... Onları düşünüp, yitmiş olduklarını bilmek üzücü. Tüm eski anlarımı seviyorum bolca. 

Ama işte yeni anlarımı da bolca seviyorum. Sürekli gezmeyi kendime vakit ayırmayı daha çok kanlı canlı insanlarla olmayı seviyorum. 

Kocaman ve küçücük kararlar verin, kendiniz için güzel adımlar atın ki tatlı minik anlarınız olsun. Sevilesi anlar yaşayın. Güzelli bir yaz geçirin, güzel elbiseleriniz olsun, bolca gezin, ve bolca en sevdiğiniz o' şeyi yapın.