Aralığa girdik hala yazı yok ! bu ne sorumsuzluk.
Aralık.
Aralık nasıl bi ay abi, ne bileyim aralıkta doğmuş bir sürü insan var işte, bundan ibaret. Aralık ne skimtrak bir ay, bence mayalılar anlamışlar bu ayın skimtrak olduğunu ondan kıyameti buraya koymaya karar vermişler. Aslında aralıkta bir çok önemli olay var, mesela Aralık ocaktan önceki ay, yani ocaktan önceki ay olmak önemli bir şey bence. Sonra aralık son ay mesela, sonra en uzun gece en kısa gündüzün yaşandığı 21 aralık aralıkta (coğrafya bilgisi için rica ederim), sonra aralık mesela ne var başka aralıkta, ya aralık ne sikim bi ay. Ocak da öyle. Ya ben bi eylül bi nisan bi mayıs severim esasında, en güzel aylar onlardır bence.
Bu kadar saçmaladıktan sonra kendimden bahsedeyim biraz.
Hayatım gayet tekdüze. Şuan buraya şaheser bir yazı çıkartasım, binlerce tıklanasım var ama yok yazacak olay yok bende. TÜYAPta da bi bok olmadı anasını satayım, bir hayatımın aşkı çıkar dimi karşıma, yok annem yoook çıkmıyo. Artık öyle abazan, öyle mal bir duruma geldim ki herkese "bu hayatımın aşkı mı lan acaba" diye bakıyorum. Bi de küçükken minibüs otobüs aşkı hayalim vardı benim hatırlarsınız, şimdi hayatım minibüs otobüste geçiyo ama aşk hayatıma geçemiyo anam. Abi, neden parseller minibüsüne bir yakışıklı çocuk binmez misal, binmiyor inatla binmiyor. Zaten okuldan çıkmışım yorgun argın açmışım şıkıdım müziğimi pardon ama hiiiiç oğlanlara bakamıyorum.
Esasında şu aralar namuslu kızın dibi oldum. Ne bahçeye çıkarım, ne sağıma soluma bakarım, ne minibüste yanıma erkek ottuttururum, muhteşemim ! şu sıralar tam sevgili olunacak kızım beyler, haberiniz olsun.
Allahım yarrappim.
Hayatımın aşkını bulmuyorum arkadaşım ! bulmuyorum lan ! Bi zahmet gelsin o beni bulsun, yuvayı dişikuş yapar diye amma saldı bu çocuklar, ayıp lan. Erkek dediğin gelir ilk adımı atar. Allahım erkek dediğin ilk adımı atar. Peki yasemin, adamın ne biliyosun senden hoşlandığını, belki hoşlansa atacak hoşlanmıyo ondan atmıyo ? haklıyım, bunu neden şunca zaman kendime söylemedim de bugünü bekledim. Nerden biliyorum, nerden çıkıyor bu "adam hoşlanıyor ama utanmasa" ikilemi ? nerden aşkım nerden ? Ya pardon ama, o da oturmasın hoşlansın bu zahmet öyle değil mi ama ? Peki o kim arkadaşım ? o yok. Ama neden yok ? gelsin olsun korkak olmasın. Yasemin kabul et aa kimse hoşlanmıyo senden. GERÇEK allahım, gerçek güzel değil, ben bu gerçeği sevmedim, bu gitsin daha pembesi gelsin allahım, lütfen bekliyorum...
Pardon ama ben de ne erkek meraklısıyım. Değilim lan susun salak mısınız nesiniz ? ben buraya sizin duygularınızı döküyomuşum masuscuktan. Benim varmış çaktırmıyomuşum şakacıktan, susun bi kere susun aaa.
Ha bi de kimseye anlatmayın ama geçen şey diye düşündüm, böyle yurt dışında şu youtube'tan program yapan bir ton insan var, türkiyede toplasan 100 kilo etmezler. Yok lan edebilirler. Türkiyede toplasan 15 kişi etmezler. Bunun nedeni de şu diye düşünüyorum, pardon ama anasını siktiğimin inci sözlüğü. Hayatta bir Eminemden nefret ederim bir inci sözlükten. Bu kadar itici, bu kadar salak, bu kadar gereksiz bir insan grubu daha var ise, ben tanımıyorum arkadaşım. Sen şimdi, hele kız başına bir program yapmaya kalkışsan demediklerini bırakmaz aşağılamanın babasını yapar utancından işettirirler ! salak çünkü bunlar. Sivilceli yüzleriyle aptal bir şekilde insanları ezmekten zevk alıyolar, gereksiz insanlar bunlar. Hele bu bebe olanları pek bi gereksiz. Ama arkadaş ! ben direnirim.
Yani düşündüm geçen, ağzım da laf yapar bilirsiniz, açsam iki konuşsam ne bileyim eğlenirim. Şuan o kadar kız bir yazı yazıyorum ki kendimden soğudum, okumayın bu yazıyı amaaaan okumayın !
Ya güzel olur bence ne bileyim, ama yaparsam da yazın yapmayı düşünüyorum. Sakın ola kimseye bahsetmeyin.Şu son cümleyi yazarken ne kadar mal bir insanım diye kendimden soğudum yemin ederim soğudum.
Geçen düşünüyorum da, arkadaşım, ben tam bir KIZIM. Bir insan anca benim kadar kız olabilir. Hani böyle küfür filan ediyorum ama... Ben mesela metal müzik dinlemem, siksen dinlemem bu kadar iğrenebilirim yani. Sonra hayatımda pes pilesteyşın oynamış adam değilim (bknz: yazmasını bile bilmiyorum) ölümüne simsçiyim, kız dediğin sims oynar arkadaşım. Sonra ne bileyim işte, amma kızım ben. Aaa valla kız olduğumu göstermek için daha çok sebebim vardı sanıyodum ama azmış valla. Zaten kızım ben ne saçma bir paragraf oldu bu ahah.
Sonra işte, mutsuzum neden bilmiyorum. Ne anlatıcaktım acaba ? Allam ablamın doğum günüsü sebebiyle çok kıskanıyorum, bana da hediye alınsın ama bana da !
saçmalamanın doruğuna ulaştığım noktada susuyorum.
HA Bİ SANİYE. Oha yılbaşı geliyo, çam ağacını yerim! kendime yeşil çam ağaçlı pijama alıp yılbaşında onu giycem, çok hoooş
8 Aralık 2012 Cumartesi
27 Kasım 2012 Salı
Son kez
Dün ona dedim ki "sen büyüdün küçük kaldım ben, çiçekli bulutlu koalalı sarı dünyamda yalnız kaldım ben". Yazarken ağladım. Yalnızlık öyle acı geldi ki o an, onunla kurduğum dünyada yalnız kaldığımı bilmek öyle acı verdi ki ağladım. Umrunda olmadı hiç, güldü başka bi şeyler dedi. O benim umrumda mıydı ? ilk defa öyleydi. O an her şeyi yapabilirdim, yalnızdım, savaşabilirdim. Ama artık başkaydı işte, başka konuşuyodu, başka gülüyodu, başka çalışıyodu kafası... o başkası olmuştu, pes ettim. Dün gece öyle pes ettim ki sabah gözlerim şişik uyandım. Tarih sınavım kötü geçti diye ağlıyodum, ama aslında başkaydı işte.
Birinin sizden yavaş yavaş soğuduğunu koptuğunu görmek öyle bir cehennem ki. Savaşmak istiyosun onun için her şeyini vermek istiyosun seviyosun ama, o başka biri işte, savaşa değer sevdiğin kişi değil o. Öyle şiddetle seviyosun ki, ve aynı anda öyle şiddetle nefret ediyosun ki. Gözünün önünde başkasını seviyo, sevme bile diyemiyosun, hakkın yok çünkü. Bakıyosun için acıyo. Yalnızsın işte.
Onun yokluğu sanki bütün dünyayı yok ediyomuş gibi. Kenetleniyosun böyle sadece bi şey düşünüyosun, o düşündüğün başka bi şey belki ama her zaman tek şey düşünüyosun sanki. O orada başkasını seviyor. Öyle seviyor ki, hani seni sevmişti ya onun gibi, daha çok hemde. Gözlerinin önünde senden nefret ediyo, bıkmış senden, en kötüsü karakterinden bıkmış.
Canım yemek istemiyo, üşümek istiyorum böyle hep, su içesim bile yok su güzel gelmiyo, uyumak istemiyorum, sadece okumak işte. Sanırım acı çekmenin en güzel tarafı bu, üzülüşün, yalnızlığın en güzel tarafı. Kitap okuyorsun böyle, soyutlanıp hiç okumadığın gibi okuyosun. Hayatını düzeltecek güzelleştirecek bir şey arıyosun. Bunları yazıyorum ama bu bunalımın iki gün sonra geçebilme ihtimali de var, belki geçmez ama onu bilmiyorum. Yalnız sayılmam aslında, arkadaşlarım var tabii, eskisi gibi bir ton arkadaşım var, ama o yokken hepsi yok oluyomuş gibi geliyo. Varlıkları canıma can katmıyo.
Aslında beni kitap okuma maratonuna geri soktuğu için teşekkür etmeliyiz ama olsun işte.
Çok özlüyorum ama, inşallah gelmez geri. Artık istesem de gelmez, köpeği olsam da gelmez, gelmesin ki. Hiç gelmesin o. Sevdiği kıza gitsin, beni dönüştürmek istediği kıza. Gelmesin hiç, öyle bir yok olsun ki. Gelsin diye gecelerce ağlayayım, özleyeyim ama gelmesin. Yanımdayken daha çok özlüyorum onu. Sevdiğim kişiyi arıyorum bulamıyorum. Daha çok acı çekiyorum sanki. Gelmez zaten artık, gelmesin.
Masumken sevmiştim ben onu. Benim gibiyken sevmiştim. Sanki büyütmüşüm de başkalarına gitmiş gibi hissediyorum, ne güzeldi eskiden.
Okumasın bu yazıyı, okumaz inşallah, okursa okudum demesin, hiç belli etmesin, cereni sevmeye devam etsin.
Bu arada Doğa silgisinin üstüne bir kız çizmiş, böyle silginin kartonunu çıkarınca bir bakıyosun kız çıplak. Öyle bir çizmiş ki, silgiyi parçalayasım geldi, aynı cerene benzemiş böyle. Baktım silgiye mal mal baktım. Parçalamak istedim parçalayamadım. Saçları silik silik olmuştu onları düzelttim güzelleştirdim, üstüne ceren yazdım, bıraktım öyle.
Ben fakat cerene bu kadar takmışım paronoya haline getirmişim herkesi ona benzetiyorum ağır bir nefret besliyorum, kız beni tanımıyodur bile eminim. Salak işte, salak.
Öyle bezdim ki bugün, öyle yordum ki kendimi, öyle nefret ettim ki kendimden ve diğer her şeyden şaşarsınız. O nefret ettiğim, bezgin, hiçbir şeyden tat almayan, mutsuz halime döndüm bir anda. Hayatımın tatsız zamanlarına döndüm, yemek yemenin su içmenin uyumanın gülmenin artık hiç çekici gelmediği o dönemlerine döndüm. Zorla yedim öğle yemeğimi. Normalde günde üç kere bitireceğim yarım şişe suyu bitiremedim. Bahçeye çıkmadım, müzik dinlemedim, tek allahın kuluna bakmadım. Böndüm bugün. Açım şuan ama kendi açlığımdan zevk alır bir halde yemek yemiyorum.
Hayır ben depresyonda değilim. Sadece yalnız kaldım biraz, paylaşcak kimseleri bulamadım bi an, kimse yeterince anlamıyo gibi geldi. Gerçi o anlıyo muydu, sanmıyorum salaktı biraz.
Biraz daha çok okumam gerek, çok okumam gerek, ölesiye okumam gerek, okumak istiyorum.
Aşk ? yanımdan geçmesin yalvarırım, feminist olucam valla, erkek yüzü görmek istemiyorum. Normalde biri bana bakınca hoşuma giderdi, şimdi yüzlerini yumruklayasım geliyo. Allah için gidin başkasına bakın, ya da gelin konuşsun allahsızlar. Seviyosanız gidin konuşun böcek kafalılar.
Umarım yazıyı okurken benden nefret etmez, ederse de canı sağolsun. Ama umarım okumaz, okusa da sesini çıkarmaz. Minibüste pis yerlere dokundum elimi yıkamadan gözümü kaşıdım bak mikrop kapcak. Ne diyodum, ha ben olsam etmezdim nefret, o da etmesin. Ederse de, belki daha az canım acır bilmem ki.
Son kez yazıyorum onun hakkında, diğer yazım "yeni bir aşk !!!" olsun parlak olsun nolur. Yeni vir aşk olmasa da olur da, mutlu bir şey olsun. Bugün son kez şarkı dinlerken düşünücem onu. Son kez hatırlıycam. Son kez canım acıyacak aklıma gelince. Üşümek de istemiycem hiç. Bugün gidicem ben, ondan gidicem, o yeterince gitti şimdi ben gidicem.
İşte gidiyorum ben şimdi, sıcacık dönücem gülümseyerek. Sizi seviyorum.
Birinin sizden yavaş yavaş soğuduğunu koptuğunu görmek öyle bir cehennem ki. Savaşmak istiyosun onun için her şeyini vermek istiyosun seviyosun ama, o başka biri işte, savaşa değer sevdiğin kişi değil o. Öyle şiddetle seviyosun ki, ve aynı anda öyle şiddetle nefret ediyosun ki. Gözünün önünde başkasını seviyo, sevme bile diyemiyosun, hakkın yok çünkü. Bakıyosun için acıyo. Yalnızsın işte.
Onun yokluğu sanki bütün dünyayı yok ediyomuş gibi. Kenetleniyosun böyle sadece bi şey düşünüyosun, o düşündüğün başka bi şey belki ama her zaman tek şey düşünüyosun sanki. O orada başkasını seviyor. Öyle seviyor ki, hani seni sevmişti ya onun gibi, daha çok hemde. Gözlerinin önünde senden nefret ediyo, bıkmış senden, en kötüsü karakterinden bıkmış.Canım yemek istemiyo, üşümek istiyorum böyle hep, su içesim bile yok su güzel gelmiyo, uyumak istemiyorum, sadece okumak işte. Sanırım acı çekmenin en güzel tarafı bu, üzülüşün, yalnızlığın en güzel tarafı. Kitap okuyorsun böyle, soyutlanıp hiç okumadığın gibi okuyosun. Hayatını düzeltecek güzelleştirecek bir şey arıyosun. Bunları yazıyorum ama bu bunalımın iki gün sonra geçebilme ihtimali de var, belki geçmez ama onu bilmiyorum. Yalnız sayılmam aslında, arkadaşlarım var tabii, eskisi gibi bir ton arkadaşım var, ama o yokken hepsi yok oluyomuş gibi geliyo. Varlıkları canıma can katmıyo.
Aslında beni kitap okuma maratonuna geri soktuğu için teşekkür etmeliyiz ama olsun işte.
Çok özlüyorum ama, inşallah gelmez geri. Artık istesem de gelmez, köpeği olsam da gelmez, gelmesin ki. Hiç gelmesin o. Sevdiği kıza gitsin, beni dönüştürmek istediği kıza. Gelmesin hiç, öyle bir yok olsun ki. Gelsin diye gecelerce ağlayayım, özleyeyim ama gelmesin. Yanımdayken daha çok özlüyorum onu. Sevdiğim kişiyi arıyorum bulamıyorum. Daha çok acı çekiyorum sanki. Gelmez zaten artık, gelmesin.
Masumken sevmiştim ben onu. Benim gibiyken sevmiştim. Sanki büyütmüşüm de başkalarına gitmiş gibi hissediyorum, ne güzeldi eskiden.
Okumasın bu yazıyı, okumaz inşallah, okursa okudum demesin, hiç belli etmesin, cereni sevmeye devam etsin.
Bu arada Doğa silgisinin üstüne bir kız çizmiş, böyle silginin kartonunu çıkarınca bir bakıyosun kız çıplak. Öyle bir çizmiş ki, silgiyi parçalayasım geldi, aynı cerene benzemiş böyle. Baktım silgiye mal mal baktım. Parçalamak istedim parçalayamadım. Saçları silik silik olmuştu onları düzelttim güzelleştirdim, üstüne ceren yazdım, bıraktım öyle.
Ben fakat cerene bu kadar takmışım paronoya haline getirmişim herkesi ona benzetiyorum ağır bir nefret besliyorum, kız beni tanımıyodur bile eminim. Salak işte, salak.
Öyle bezdim ki bugün, öyle yordum ki kendimi, öyle nefret ettim ki kendimden ve diğer her şeyden şaşarsınız. O nefret ettiğim, bezgin, hiçbir şeyden tat almayan, mutsuz halime döndüm bir anda. Hayatımın tatsız zamanlarına döndüm, yemek yemenin su içmenin uyumanın gülmenin artık hiç çekici gelmediği o dönemlerine döndüm. Zorla yedim öğle yemeğimi. Normalde günde üç kere bitireceğim yarım şişe suyu bitiremedim. Bahçeye çıkmadım, müzik dinlemedim, tek allahın kuluna bakmadım. Böndüm bugün. Açım şuan ama kendi açlığımdan zevk alır bir halde yemek yemiyorum.
Hayır ben depresyonda değilim. Sadece yalnız kaldım biraz, paylaşcak kimseleri bulamadım bi an, kimse yeterince anlamıyo gibi geldi. Gerçi o anlıyo muydu, sanmıyorum salaktı biraz.
Biraz daha çok okumam gerek, çok okumam gerek, ölesiye okumam gerek, okumak istiyorum.
Aşk ? yanımdan geçmesin yalvarırım, feminist olucam valla, erkek yüzü görmek istemiyorum. Normalde biri bana bakınca hoşuma giderdi, şimdi yüzlerini yumruklayasım geliyo. Allah için gidin başkasına bakın, ya da gelin konuşsun allahsızlar. Seviyosanız gidin konuşun böcek kafalılar.
Umarım yazıyı okurken benden nefret etmez, ederse de canı sağolsun. Ama umarım okumaz, okusa da sesini çıkarmaz. Minibüste pis yerlere dokundum elimi yıkamadan gözümü kaşıdım bak mikrop kapcak. Ne diyodum, ha ben olsam etmezdim nefret, o da etmesin. Ederse de, belki daha az canım acır bilmem ki.
Son kez yazıyorum onun hakkında, diğer yazım "yeni bir aşk !!!" olsun parlak olsun nolur. Yeni vir aşk olmasa da olur da, mutlu bir şey olsun. Bugün son kez şarkı dinlerken düşünücem onu. Son kez hatırlıycam. Son kez canım acıyacak aklıma gelince. Üşümek de istemiycem hiç. Bugün gidicem ben, ondan gidicem, o yeterince gitti şimdi ben gidicem.
İşte gidiyorum ben şimdi, sıcacık dönücem gülümseyerek. Sizi seviyorum.
22 Kasım 2012 Perşembe
Nefret
Bi insandan nefret edilir miymiş ? Ne soğuk ne sığ ne alt bi duygudur bu. Nefret. Nefret neymiş ? Bu mu nefret ? Yoksa nefret aşk mıymış ? Bana söylesene, ne nefret ?
Sen aklıma gelince ilk önce küçük bir tebessüm kaplıyo yüzümü, gülüşün geliyo aklıma içim huzurla doluyo. Aptallıklarını düşünüyorum, seni sevişimi beni sevişini hatırlıyorum, sevgiyle doluyo içim. Sonra giderkenki halini hatırlıyorum, kızı hatırlıyorum, körelmiş duygularını, bıkışlarını hatırlıyorum. Nasıl değiştiğini hatırlıyorum. İlk tanıştığımızdaki masumiyetinden bu yana içinde bürüyen karanlığı hatırlıyorum.... Seni aklımdan, kalbimden, hayatımdan, anılarımdan söküp atasım geliyo. O an ölmek istiyorum. Kalbimi parçalamak, senin canını acıtmak istiyorum.
Bu mu nefret ? eğer buysa, senden nefret ediyorum.
bi insan sevdiği kişinin başkasını sevdiğini bilmeye nasıl katlanır ki
Sen aklıma gelince ilk önce küçük bir tebessüm kaplıyo yüzümü, gülüşün geliyo aklıma içim huzurla doluyo. Aptallıklarını düşünüyorum, seni sevişimi beni sevişini hatırlıyorum, sevgiyle doluyo içim. Sonra giderkenki halini hatırlıyorum, kızı hatırlıyorum, körelmiş duygularını, bıkışlarını hatırlıyorum. Nasıl değiştiğini hatırlıyorum. İlk tanıştığımızdaki masumiyetinden bu yana içinde bürüyen karanlığı hatırlıyorum.... Seni aklımdan, kalbimden, hayatımdan, anılarımdan söküp atasım geliyo. O an ölmek istiyorum. Kalbimi parçalamak, senin canını acıtmak istiyorum.
Bu mu nefret ? eğer buysa, senden nefret ediyorum.
bi insan sevdiği kişinin başkasını sevdiğini bilmeye nasıl katlanır ki
18 Kasım 2012 Pazar
Terkedildim
Merhaba olmayan okurlarım. İkinci terkediliş ile yol veriş arası saçma ayrılığımla karşınızdayım. En gıcık olduğum şey yine başıma geldi. Çocuğu ben bırakıp gidince ciddi sikimde olmuyo bak, ama böyle siktir ediyorum çocuk bırakma ayaklarına giriyo ben de kıyamıyorum filan bundan iki saat sonra da kıyamadığım çocuk tarafından sepetleniyorum ya, fıttırıyorum. Düşünüyorum, özlüyorum, üzülüyorum, kıskanıyorum...Terkedeceğim, sevmediğim çocuk tarafından sepetlenince bir değere biniyor, bir tanrılaşıyor adam. Aklımdan çıkmıyor öyle böyle değil, bütün gün asık suratın babasıyla gezdim. Gerçi seviyodum o ayrı konu. Şuan öyle özledim ki offf.
Yine bir kıskançlık krizine kurban gitti ilişkimiz, bu sefer haklı bir kıskançlıktı ama. Durun ilk onu anlatayım. Ceren.... Nerden çıktı hiçbir fikrim yok, bir gün geldi ve kara bir bulut gibi çöktü üzerime. İlk nerden duydum adını hatırlamıyorum, ilk nasıl muhabbeti açıldı onu da. Aynı sana benziyor dedi benim bey, tipi değil konuşması. Ben ilk bi sinirlendim tabii, ona hoş gelmiş ama birinin bana benzemesi güzel değil. Bir kere ben senin sevgilinsem senin için benzersiz yeri doldurulamaz olmalıyım, onu geçtim sen bende bir şeyler bulmuşsun ki sevmişsin dimi, o da benle aynıysa onda da bir şeyler bulman çok büyük bir olasılık. Bi de mesela biz ilk tanıştığımız dönemlerde ne kıskançlık ne trip doğal olarak banane ki, ama şimdi adama babasını yapıyorum, sıkılıyor. Ama o kız sıkmıyor çünkü, yeni tanışmış çünkü daha. Düşünsenize sevgilinizin aynısı ama trip atmayıp naz yapmayanı, sevgilinizin iyi tarafları yani. Çocuk da sevmiş işte. Anlatıyo, sarıldı bana diyo, güzel kız diyo, komik diyo. Ben kıskanınca diyo ki, o güzel zaten bana bakmaz. BU NE DEMEK LAN, BU NE DEMEK ? BEN ÇİRKİN MİYİM DE SANA BAKTIM AMINAKOYDOĞUMUN MALI. Adam resmen bana çirkin diyo. Haftalarca benim hakkımda tivit at diye yalvardığım halde bir tane atmayan adam, kıza tivitler atıyo. Ben hakkında bir şey yazdığımda siklemeyen adam kızınkileri rt ediyo cevaplar veriyo. Bana trip atıyo, bir orda kavga ediyoruz bu diğer tarafta kızla gülüşüyo. Ben onun yaptıklarını yapsam adam intihar eder, yapma diyorum inadına yapıyo. Ben de adam bana aşık ama havalarında gidip "ya ben ya o" demeyeyim mi ? diyeyim. PEKİ O NE CEVAP VERSİN TAHMİN EDİN o desin.......
Ben sonra ayrılayım sonra gelsin özür dilersin barışsın, iki saat sonra da engellesin beni. Olaylar böyle gelişti arkadaşlar. Tanışalı iki gün olan bir kızla bile savaşamadım ben. Ne değerim kaldı ki benim ? ben ne yapayım kafamı nerelere vurayım. Bir de yazmış ki tivitıra "cerenin tribini çok seviyorum". Haftalarca hakkımda tivit at diye yalvardığım gavat, puşt gitmiş kıza bunu yazmış işte. Aaaah ceren ah. İşte kızımın adını asla koymam listesinde en başa tırmanmış isim, ceren. Bari güzel olmasaymış ne diyeyim. Ama güzel kız yani. Benden güzel demiycem banane. EŞİT GÜZELİZ ahahah.
En çok ne koyuyo biliyor musunuz ? bunun eski sevdiği vardı ya zehra. Benle konuşurken onun arkasından hep salak dedi, nefret ediyorum dedi, çok soğudum dedi, mal dedi, çirkin dedi, dedi de dedi.... Şimdi aynıları benim arkamdan da söylenecek, hiç sevmemiştim denecek. Ben yanarım ona yanarım.
Özlemedim mi ?
Çok özledim allahın cezasını. Ama yerimde olsaydınız ne yapardınız ki ? şuan elimden ne gelir ki. Hem gitsem geri dön desem dönse, yine bir ayrılmaya çalışma çabalarında girip mal gibi kalıcam. Birlikte olmak istemiyorum ama sevsin beni istiyorum olmuyo mu ? Ben haftalarca soğuk davrandım bu çocuğa, ayrılmaya çalıştım. Şimdi geri dön desem, bu çabalara tekrar giricem işte. Bu özleme olayı haftasonundan kaynaklanıyo hem bence. Hafta sonları evde yalnız oluyorum bööyle hep onu düşünüyorum eksikliğini çekiyorum. Ama hafta içleri düşünmeye vaktim bile olmuyo. Aklıma gelmiyo bile açıkçası. Özlemiyorum filan..
Saçmaladım mı bilmiyorum. Ya şimdi ben ilişkilerdeki kötü tarafım ama,banane o bu sefer. Harbi o hem de. Bu sefer ben üzüldüm ama yaa, en çok bu sefer üzüldüm. Hatta şuan düşündüm de o beni sepetledi diye üzülmedim ben, ben başka bi şeye üzüldüm.
Benceeeee, ben yerimi hemen doldurabildiği için üzüldüm bu sefer. Vazgeçilmez olmadığım için üzüldüm. Başkasını tercih etti diye üzüldüm. Sevdiğini sandığım için üzüldüm. Ayrılırken bile benle dalga geçer gibi bir hali vardı yahu, önemsemez bir hali vardı, ben ona üzüldüm, beni bıraktı diye üzüldüm, beni özlemiycek diye üzüldüm, beni düşünmeyecek diye üzüldüm, umrunda değilim diye. Üzülmedi lan. Ben üzüldüm. Ayrılırkenki triplerini görseniz, öyle havadaydı ki götü, öyle umursamazdı ki. Oğlum biri sizi o şekilde terketse ağlarsınız. Ben ağladım şahsen. Bunca zaman hiç değerim olmadı mı filan dersiniz kendi kendinize.
Ya ben zaten istemiyodum artık. Sevgili istemiyodum, mesafeli ilişki istemiyodum ya da ne bileyim bir şeyleri istemiyodum işte. Ya da işte bana daha çok değer veren biri olsun istiyodum falan filan.
Bak sonlara doğru bozdum yine.
Ne bileyim üzüldüm işte, birisinin sizi sevdiğine çok emin olduğunuzda böyle şeyler olunca üzülüyosunuz.
Ben de çok masum değildim de işte, BU SEFER SUÇLU BEN DEĞİLDİM OYDU. Eğer birini suçlamak gerekirse ilk defa kendimi değil, karşımdakini suçluyorum işte. Bu sefer öyle işte.
Ben şimdi, aşık olsam çok iyi olur. Birazcık tatlı bir herif gönderirseniz. Ama adımı ben atmayayım o atsın gelsin o tanışsın filan. Ben hiç uğraşamam. Bu sefer öyle olsun. Bekliycem bu sefer, fırsat yaratmıycam.
Her şeye rağmen en güzel sen gülümsüyosun.
Okuduğunuz için teşekkür edereeeem, yazmasaydım bir yıl bunalımda kalabilirdim.
cereni görsem gifteki gibi yapardım
Yine bir kıskançlık krizine kurban gitti ilişkimiz, bu sefer haklı bir kıskançlıktı ama. Durun ilk onu anlatayım. Ceren.... Nerden çıktı hiçbir fikrim yok, bir gün geldi ve kara bir bulut gibi çöktü üzerime. İlk nerden duydum adını hatırlamıyorum, ilk nasıl muhabbeti açıldı onu da. Aynı sana benziyor dedi benim bey, tipi değil konuşması. Ben ilk bi sinirlendim tabii, ona hoş gelmiş ama birinin bana benzemesi güzel değil. Bir kere ben senin sevgilinsem senin için benzersiz yeri doldurulamaz olmalıyım, onu geçtim sen bende bir şeyler bulmuşsun ki sevmişsin dimi, o da benle aynıysa onda da bir şeyler bulman çok büyük bir olasılık. Bi de mesela biz ilk tanıştığımız dönemlerde ne kıskançlık ne trip doğal olarak banane ki, ama şimdi adama babasını yapıyorum, sıkılıyor. Ama o kız sıkmıyor çünkü, yeni tanışmış çünkü daha. Düşünsenize sevgilinizin aynısı ama trip atmayıp naz yapmayanı, sevgilinizin iyi tarafları yani. Çocuk da sevmiş işte. Anlatıyo, sarıldı bana diyo, güzel kız diyo, komik diyo. Ben kıskanınca diyo ki, o güzel zaten bana bakmaz. BU NE DEMEK LAN, BU NE DEMEK ? BEN ÇİRKİN MİYİM DE SANA BAKTIM AMINAKOYDOĞUMUN MALI. Adam resmen bana çirkin diyo. Haftalarca benim hakkımda tivit at diye yalvardığım halde bir tane atmayan adam, kıza tivitler atıyo. Ben hakkında bir şey yazdığımda siklemeyen adam kızınkileri rt ediyo cevaplar veriyo. Bana trip atıyo, bir orda kavga ediyoruz bu diğer tarafta kızla gülüşüyo. Ben onun yaptıklarını yapsam adam intihar eder, yapma diyorum inadına yapıyo. Ben de adam bana aşık ama havalarında gidip "ya ben ya o" demeyeyim mi ? diyeyim. PEKİ O NE CEVAP VERSİN TAHMİN EDİN o desin.......
Ben sonra ayrılayım sonra gelsin özür dilersin barışsın, iki saat sonra da engellesin beni. Olaylar böyle gelişti arkadaşlar. Tanışalı iki gün olan bir kızla bile savaşamadım ben. Ne değerim kaldı ki benim ? ben ne yapayım kafamı nerelere vurayım. Bir de yazmış ki tivitıra "cerenin tribini çok seviyorum". Haftalarca hakkımda tivit at diye yalvardığım gavat, puşt gitmiş kıza bunu yazmış işte. Aaaah ceren ah. İşte kızımın adını asla koymam listesinde en başa tırmanmış isim, ceren. Bari güzel olmasaymış ne diyeyim. Ama güzel kız yani. Benden güzel demiycem banane. EŞİT GÜZELİZ ahahah.
En çok ne koyuyo biliyor musunuz ? bunun eski sevdiği vardı ya zehra. Benle konuşurken onun arkasından hep salak dedi, nefret ediyorum dedi, çok soğudum dedi, mal dedi, çirkin dedi, dedi de dedi.... Şimdi aynıları benim arkamdan da söylenecek, hiç sevmemiştim denecek. Ben yanarım ona yanarım.
Özlemedim mi ?
Çok özledim allahın cezasını. Ama yerimde olsaydınız ne yapardınız ki ? şuan elimden ne gelir ki. Hem gitsem geri dön desem dönse, yine bir ayrılmaya çalışma çabalarında girip mal gibi kalıcam. Birlikte olmak istemiyorum ama sevsin beni istiyorum olmuyo mu ? Ben haftalarca soğuk davrandım bu çocuğa, ayrılmaya çalıştım. Şimdi geri dön desem, bu çabalara tekrar giricem işte. Bu özleme olayı haftasonundan kaynaklanıyo hem bence. Hafta sonları evde yalnız oluyorum bööyle hep onu düşünüyorum eksikliğini çekiyorum. Ama hafta içleri düşünmeye vaktim bile olmuyo. Aklıma gelmiyo bile açıkçası. Özlemiyorum filan..
Saçmaladım mı bilmiyorum. Ya şimdi ben ilişkilerdeki kötü tarafım ama,banane o bu sefer. Harbi o hem de. Bu sefer ben üzüldüm ama yaa, en çok bu sefer üzüldüm. Hatta şuan düşündüm de o beni sepetledi diye üzülmedim ben, ben başka bi şeye üzüldüm.
Benceeeee, ben yerimi hemen doldurabildiği için üzüldüm bu sefer. Vazgeçilmez olmadığım için üzüldüm. Başkasını tercih etti diye üzüldüm. Sevdiğini sandığım için üzüldüm. Ayrılırken bile benle dalga geçer gibi bir hali vardı yahu, önemsemez bir hali vardı, ben ona üzüldüm, beni bıraktı diye üzüldüm, beni özlemiycek diye üzüldüm, beni düşünmeyecek diye üzüldüm, umrunda değilim diye. Üzülmedi lan. Ben üzüldüm. Ayrılırkenki triplerini görseniz, öyle havadaydı ki götü, öyle umursamazdı ki. Oğlum biri sizi o şekilde terketse ağlarsınız. Ben ağladım şahsen. Bunca zaman hiç değerim olmadı mı filan dersiniz kendi kendinize.
Ya ben zaten istemiyodum artık. Sevgili istemiyodum, mesafeli ilişki istemiyodum ya da ne bileyim bir şeyleri istemiyodum işte. Ya da işte bana daha çok değer veren biri olsun istiyodum falan filan.
Bak sonlara doğru bozdum yine.
Ne bileyim üzüldüm işte, birisinin sizi sevdiğine çok emin olduğunuzda böyle şeyler olunca üzülüyosunuz.
Ben de çok masum değildim de işte, BU SEFER SUÇLU BEN DEĞİLDİM OYDU. Eğer birini suçlamak gerekirse ilk defa kendimi değil, karşımdakini suçluyorum işte. Bu sefer öyle işte.
Ben şimdi, aşık olsam çok iyi olur. Birazcık tatlı bir herif gönderirseniz. Ama adımı ben atmayayım o atsın gelsin o tanışsın filan. Ben hiç uğraşamam. Bu sefer öyle olsun. Bekliycem bu sefer, fırsat yaratmıycam.
Her şeye rağmen en güzel sen gülümsüyosun.
Okuduğunuz için teşekkür edereeeem, yazmasaydım bir yıl bunalımda kalabilirdim.
cereni görsem gifteki gibi yapardım
2 Kasım 2012 Cuma
Bilmiyorum ki
Sanırım bi şeyler yazmalıyım.
Onu sana pek anlatmadım ama çizdim.
Hep çizdim ben onu sana.
O sanki anlatılamaz,çok az anlattım bu yüzden.
Az yazdım onu, yazdığımda da yakıştırmadım.
Ancak, sanırım artık bi şeyler yazmam gerek.
Aslında o sarı idi.
Sanırım o bir süredir aradığımdı.
O romantik komedi oğlanımdı, sonsuz aşkım değildi ama çok özeldi.
Ve bi gün onun gitmesi gerekiyordu işte.
Gitmek istemiyodu o, beni seviyodu ve ona göre giden bendim.
Ben gitmedim, gidiyo gibi gözüktüm.
Asıl giden, yeni aşklar yaşaması gereken oydu.
Gitmek istemiyordu ama ben bir yoldum ve beni aşması gerekirdi.
Çünkü o benim sonsuz aşkım değilse ben de onun sonsuz aşkı olamazdım.
Vee o da beni aştı.
Çünkü ben bir yolum, yollar aşılmak içindir.
Ayrılmadık pek aslında.
O başka yollar bulmaya, ben başka gezginler bulmaya gittim.
Yağmurları daha çok sevebilseydi keşke.
Toprağı koklayabilseydi.
Benim gibi bakabilseydi hayata.
Benim gibi görebilseydi.
Benim gibi hissedebilseydi.
Bu kadar üşümezdi.
İnsanları sevsin çok sevsin.
Çok insan sevsin.
Çok aşık olsun.
Çok şeyin tadına baksın.
Daha çok yürüsün yağmurda.
Yağmura yakalanmadığından sevinmesin, yağmuru tadamadı diye üzülsün.
Ya da işte, nasıl isterse öyle olsun.
Hepimiz nasıl istiyosak öyle olalım ya da, kimse bize şöyle ol demesin. Yağmuru sevmeyin, ıslanmayın, hissetmeyin, toprak kokusunu sevmeyin kiminiz. Kiminiz okumayın, kiminiz dinlemeyin, yürümeyin kiminiz,kiminiz düşünmeyin, kiminiz yazmayın, kiminiz konuşmayın, kiminiz güneşe kiminiz buluta çıkmayın. Nefret edin benden. Herkesten nefret edin. Müzikten de bir o kadar. Belki yaşamak istemezsiniz. Ama yaşayın olur mu ? kendiniz için
yaşayın.
20 Ekim 2012 Cumartesi
Bütünüyle
Bazen çok üşüyorum. Bazen çok düşünüyorum. Bazen çok istiyorum. Bazen çok bıkıyorum. Bazen çok ağlıyorum. Bazen çok seviyorum. Bazen nefret ediyorum. Bazen çok şişmanım. Bazen çok zayıfım. Bazen çok kararlıyım. Bazen çok kararsızım. Bazen olmam gereken yerdeyim. Bazen söylemem gerekenleri söylüyorum. Bazen sevmem gerekenleri seviyorum. Ben hiç sevmem gerekenleri sevmiyorum. Bazen çok küçüğüm. Bazen çok büyüğüm. Bazen çok fazla yük var. Bazen çok boş hayat. Bazen düşünüyorum. Düşünüyorum. Düşünüyorum. Geleceğe gidiyorum bazen. Hiçbir şey görmüyorum. Yıllardır bilmiyorum. Ben hiç bilmiyorum. Bazen çok biliyorum. Bazen çok daha çok bilmek istiyorum. Bazen çok yazmak istiyorum. Bazen yaşamak istiyorum. Bazen mükemmel bir yazarım. Bazen dans etmeyi seviyorum. Ben hep dans etmeyi seviyorum. Bazen doğru olan o. Bazen doğru olan hiç o olmadı. Bazen çok güçlüyüm. Bazen hiç gücüm yok. Bazen konuşuyorum. Bazen susuyorum. Bazen insanlar umurumda değil. Aslında insanlar umurumda. Bazen çok çişim geliyo. Bazen kendim olabiliyorum. Bazen daha çok kendim olayım istiyorum. Bazen kendimi tanımak istiyorum. Bazen kim olduğumu kestiremiyorum. Keşke bilsem diyorum bazen. Bazen ne yapacağımı bilsem diyorum. Kim olacağımı bilsem diyorum. Ben hiç bilemiyorum. Zeki miyim bilmiyorum. Güzel miyim bilmiyorum. Yetenekli miyim bilmiyorum. Bazen ben bir HİÇim. Bazen her şeyim. Bazen varım. Bazen yokum. Bazen fahişeyim. Bazen feministim. Bazen komünistim. Bazen kapitalistim. Bazen faşistim. Bazen sana faşistim ben. Bazen kimsin sen. Bazen bulamıyorum. Bazen kafam çok karışık. Bazen gülümsüyorum. Bazen aşkla gülümsüyorum. Bazen üşüyorum. Genelde çok üşüyorum.
Sanki herkes olması gereken yerde ben değilim gibi. Herkes kendisi için en yaşanası olanı bulmuş ben boşum gibi. Belki olmam gereken yer burası. Keşke hep yazsam, keşke çok yazsam, keşke yazabilecek kadar çok yaşasam. Keşke istediğim gibi yaşasam. Keşke nasıl yaşamak istediğimi bilsem ben. Hayatımızı kendimiz yazmıyoruz işte. Kim ne derse desin, hiçbir şey istediğimiz gibi değil. Üzerimize yüklenenler kadar güçlü değiliz. Düşünemiyoruz. Öylesine kelepçeliyiz ki. Öylesine elimizden bir şey gelmiyo ki. Keşke daha güçlü olabilsek. Keşke mantık diye bir şey olmasa. Gerçekler olmasa. Sadece çizsek, yeteneksiz olsak kaç yazar çizsek sadece. Şarkı söylesek, hissetsek. Keşke hayatta sanattan başka bir şey olmasa. Keşke bu bizim hayatımız olsa. Hissetmekten güzel ne var ? Dokunmaktan değil, ben hissetmekten bahsediyorum. En küçük köşeye kadar. Titreten bir hissetmekten bahsediyorum ben. Ruhtan, başlı başında ruhtan ibaret olsak ne olurdu ? Ne gerek vardı ete, ne gerek vardı suya ? Keşke kendimiz çizebilsek dünyayı. Keşke dünya böylesine bize ait olmasa. Ya da keşke dünya her şeyiyle, hepimizin olsa. Ezilenlerin olsa dünya, güçsüzlerin olsa, hayal edebilenlerin olsa. Keşke bütünüyle sanatçıların olsa dünya, ya da kimsenin olmasa yine bütünüyle. Keşke hepimiz acı çeksek, keşke daha çok acı çeksek. Keşke görebilsek hepimiz. Hepimiz Van Gogh gibi görsek, Mozart gibi görsek, Cahit Sıtkı gibi görsek. Tamamıyla kirli ya da tamamıyla temiz, tamamıyla aydınlık ya da tamamıyla karanlık görsek. Keşke tercihlerimiz olsa, daha iyi tercihlerimiz. Keşke bilim olmasa. Keşke yaz kış çıplak olsak. Keşke sadece dans etsek. Sadece acıkınca yesek. Gerekince gülsek, gerekince ağlasak. Keşke hepimizin tertemiz olsa kalbi. Arzularımız olmasa. Görmesek keşke, ya da bütünüyle görsek. Hepimiz kör olsak mesela. Hissetsek.
Daha çok yürümeliyiz. Her yeri görmek istiyorum. Yeşil olan mavi olan gerçek olan her şeyi. Daha çok bisiklet olsa ortalıkta. Toprak olsa yollar. Biz toprak olsak. Çıplak olsak, yeni doğsak, konuşmayı bilmesek, yazmayı, matematiği bilmesek. Bilim olmasa. Sadece hissetsek. Bütünüyle.
7 Ekim 2012 Pazar
Blogspot dünyasının en gerzek yazısı olduğuna iddaya girerim
Dün günlüğümle birlikte uyudum, bu nedenle sabah kalktığımda yatağımın altındaydı. Ödevimi hala bitirmedim, bacağım yara ve yürüyemiyorum. Fırat bi tivitler atıyo bana laf mı sokuyo diye düşünüyorum ama, bana laf sokuyosa da, anlamadım ki neden saldırıyo, sorunum yok onunla şahsen. Her neysee, okul iyi ehe. Ne yazayım bilmiyorum. Bi tane çocuk vardı lan, ehe deyince aklıma geldi, tumblrı vardı ama neydi ki adı tee unuttum. Çocuğun adını hatırlıyom da tumblrının adını unuttum ne güzel gider okurdum. Off gugıl her şeyin altını kırmızı çizdi yaa, saçmalıyorum ben dimi ? evet.Voleybola başladım, aşırı mutluyum. Bir şeylerle uğraşmıyoken hayat çok sikko. Ve abi, hiç kitabım yok açıkçası kitaba harcayacak param da yok. Kitap alacağıma sergiye giderim kafasıyla almıyorum ve çok mutsuz çok yalnız hissediyorum. İnsan kitapsız yaşayabilir miymiş ya, yaşayamaz abi. İnsan ne ile yaşar ? kitap ile yaşar valla. Bi de yazarak. Dün aldım günlüğü öyle şeyler yazmışım ki görseniz. Ama yazacak bi şeyim yoktu sadece yazmak istiyodum. Çişim var, çok üşüyorum filan yazmışım hep. Ya aslında ergen sayfalara yazsalar beğenirdim yani, çok artistik yazmışım çünkü çişim varı. Siz şimdi inanmıyosunuz ama (ashdajsbdnasd). Sonra işte, ha dün şey diye düşündüm en vazgeçilmez eşyamı kırıcam ya da zarar vericem işte. Döndüm baktım kulaklığıma içim acıdı, bi şey yapmadım hayatıma. Sonraaa zaten anladım ki hayatımın en vazgeçilmez eşyası telefonummuş. Sonra bi şey yapmadım ona da. Ya ona zarar gelse üzülmem zaten (ajshdajksd) ama mesela biri bi kitabımı yırtsa içim acır, evladı ölmüşe dönerim. Sen kebapsın ben dönerim. Ahahah cidden yazacak hiçbir şeyim yok yaa, ama canım yazmak istiyo banane.
Dur hafta içi neler oldu, işte okul vardı hafta içi. Yeni çorap aldım mesela. Ya ben bu bilgisayara beş dakikalığına girmiştim ama olmadı yazı yazmaya başladım. Odaklanma eksikliği mi var acaba bende, konudan konuya. Ama cidden bazen odaklanamıyorum, ne gerek var ki yani. Kollarımda güç yok zaten sor basıyorum klavyeye. Ödevim var zaten. Zaten zaten, günlüğümden bişiler yazayım diyorum, oraya da üşenmişim yazamamışım çizmişim (SHJKAHSDMASND) çizdiklerim de çöp adam. Ayyy ne aptalım çok gülüyorum kendime.
Kendimi çok güldürüyorum çok komiğim bence. Narsistlikte son nokta eheheh öhöhö. Of uykum geldi. Şu bebişe bakın çok tatlı.
Körökö kö kö kö kö. Ya bloğum bu iğrenç yazıyla kirlendi. İşte sonraaa, portakal suyunu çok severim ben.
DÜN Bİ ŞARKI BULDUM ÇOK GÜZEL İŞTEEE, O ŞARKI OF DİNLEYİN SÖZLERİNE DE BAKIN DİNLEMEZSENİZ KAKASINIZ.
Juno çok güzel bir film. Ve bu kıza tapıyorum. Şarkı buu . Dinlerken ağlayabilirim bence, kendimde bu potansiyeli görüyorum. Çok tatlılar be. 3. dinleyişimi gerçekleştiriyorum şuan, art arda.
İpeği ve ipeği seviyorum. Bilmem kaçıncı kez söylüyorum, kızımın adını ipek koyucam.
Üşüyorum, üşümeyi sevmeyen insanların kafasını yaşamak istiyorum.
Toprağı seviyorum, toprağı sevmeyen insanların kafasını yaşamak istemiyorum, korkarım lan ben o kafadan.
OF TAMAM YETER SUSTUM.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)



