12 Ocak 2013 Cumartesi

Hayallerimizde

Dünyada sayısız yerler gördük. Kitap okuduk, hayal kurduk, müzik dinledik. Ayak basmadık belki ama, içimize çekmedik hapşurtan tozunu, dünyada sayısız yerler gördük. Göklere uçtuk, dans ettik, ağaçların en tepe noktasındaydık. Hogwarts'taydık, Narnia'daydık, Açlık Oyunları'ndaydık, New York'taydık, Bursa Hapisanesi'ndeydik, İznik Gölü'ndeydik, Brezilya'daydık, gökyüzündeydik. En güzeli yıldızlara dokunmaktı, bulutların üzerinde oturmaktı.
Hiç bulutların üzerinde oturdunuz mu ? Bulutların üzerinde yatıp, aşağı düşmediğiniz oldu mu ? Her gece bulutların üzerinde otururdum. Dünyadaki hiçbir güç, bulutların üzerinde durursak düşeceğimizi inandıramaz bana, ben durdum. Çimle kaplı yerlere, gümüş sulu göllere gittim. Bazen yanımda arkadaşlarım vardı, bazen yalnızdım. Çiçeklerle dolu tarlalarda gezdim, beynimin ara sokaklarında yürüdüm, kalbimin yosunlu kaldırımlarında kayıp düştüm. Yağmurdan sonraki kaldırım kokusu diye bir şey mi olurmuş, demişti bi gün biri. Olurdu, yağmurdan sonra kaldırımlar çok güzel kokardı. Uçardın o kokuyla, dikleşirdi bedenin, ve ruhun rüzgarlarla yürürdü.
Bazen batıdaydık birlikte bazen doğuda. Birlikte Tibete gitmişliğimiz olmuştu, Hindistana. Küçüklük hayallerimdi bunlar. Birlikte dağları gezdiğimiz olmuştu. Parlak gecelerde sadece dans ettiğimiz, bağıra bağıra şarkı söylerken sesimizin kısılduğı olmuştu.
Birlikte Beatles konserine gitmişliğimiz vardı, birlikte MFÖ konserine. Birlikte türk şarkılarını sevmeyenleri sövmelerimiz olmuştu. Birlikte Marla'nın elbisesini aldığı ikinci el mağazasına gitmişliğimiz olmuştu.
Denizlere gitmiştik, yeşil denizlere. Amma çok yüzdük, amma sonsuzdu denizler, ve gökyüzü.

Birlikte dünyaya barış getirdiğimiz oldu. Dünyaya sanatın hakim olduğu oldu. Köpeklerin mutlu olduğu oldu. Sesimiz güzeldi, hayatımızın aşkını bulduğumuz oldu. Defalarca tanıştık hayatımızın aşkıyla. Bir keresinde minibüste, bir keresinde vapurda, kitapçıda tanıştık, sokakta tanıştık, kahvecide. Defalarca hayatımızda istediğimiz tek şeyi yaptık. İstediğimiz adamla evlendik, çok mutlu olduk, kocaman kahverengi gözleri olan bir kızımız oldu.
Büyüdük defalarca, istediğimiz evi aldık, yüksek tavanlı büyük balkonlu ışık alan bir ev, mahalle dairesi, sokak dairesi. Çocuklarımız sokaklarda koşa eğlene büyüdü. Bir stüdyomuz oldu, resim çizdik dans ettik yazdık.
Defalarca, yazdaydık. Güneş çok parlaktı, ıslandık, sevdik.
Defalarca kıştaydık. Deniz hırçındı, yalnız kaldık.

Saçlarımız düzdü, saçlarımız kıvırcık, tenimiz beyaz, tenimiz siyahtı. Sayısızca kısa, sayısızca uzunduk. Burnumuz dikti, burnumuz eğikti, gözlerimiz küçücüktü, dünya kadar büyüktü. Dişlerimiz kötüydü, kusursuz bir şekilde düzgündü. Birbirimizi çok severdik.
Ruhlarımız aşıktı. Çok fazla kişi birbirine aşıktı, tüm dünya birbirine aşıktı.
Bütün şarkılar anlamlıydı, insanlar ağlamaktan korkmazdı. Defalarca öpüştük, seviştik, çıplak yürüdük yollarda, kimse yargılamadı. Bağırdık sebepsizce, sebepsizce güldük, dans ettik, konuştuk. Herkes konuştu, herkes o kadar çok konuştu ki... Hepimiz dinledik, hepimiz birbirimizi dinledik.
Kitaplarımız basıldı, herkes okunmaya değerdi. Hepimiz anlattık.
Sarıldık, birbirimizi tanımıyorduk ama sarıldık. İnsanlar hep güldüler, o kadar çok güldüler ki, topraklar yeşerdi.

Kar tanelerinin her birinin şeklini gördüm ben, yağmur oldum bazen. Martılarla uçtum ben, martıların en hızlısı oldum. Birlikte martı olduk.
Defalarca kez dünyayı kurtardık, süper kahramandık. Sevdiğimiz kişi, sonsuz sevdi bizi. Herkes birbirini severdi zaten. En güzelleriydik çirkinlerin, ve en çirkinleriydik güzellerin, hiç en değildik, ya da bilinmeyene doğru "en"dik hepimiz. Bütün matematik sorularını çözdük. Dünyayı çözdük. Evreni çözdük. En zorunu çözdük biz, müziği çözdük.
Çığlık attık, içimizdeki her şeyi anlattık, içimizdeki her şeyi yaşadık, ruhumuzla bütünleştik. Gözlerimizden aktık.
Hayatımızın fon müziği vardı, her sabah müzikaldeydik, sokaklarda zıplayarak yürürdük, kimse başkalamazdı. 
Aynıydık, hepimiz çok aynı, ve aynılığın içinde kavramsızca farklıydık, akıl almayacak kadar farklı, anlayamayacak kadar farklıydık. Her seferinde anladık birbirimizi. Saygı duymak zorunda değildik, sevmek zorunda değildik. Saygı duyar ve severdik. Dünya bir tuvaldi. Sanat sorgusuzdu. Okuyarak öğrenirdik, sadece öğrenirdik ve hayatımızın en çocuk yıllarında, kilometrelerce koştuk, çıplak koştuk, özgürdük.

Defalarca kez insandık. Şarkılar hiç bitmiyordu.

5 yorum:

  1. bu yazı okunmayı kesinlikle hak ediyor..

    YanıtlaSil
  2. O kadar güzel yazmışsın ki mal mal yorumlarımla kirletmek istemiyorum bu yazıyı...

    YanıtlaSil