4 Eylül 2010 Cumartesi

Yağmur yağdı

Valla bizim sokağa gelseniz delirirsiniz.

Bizim şu harika sokağımızın çocukları bi başka.Mesela Yağmur. Kendisine sıfır saygı beslediğimden adını büyük harfle yazmak bile gelimyo içimden . Her neyse. Bu gün bi kavga bi kavga. Ben ablama bağırmışım o bana bağırmış annem ablama kızıyo barğışlar, çağrışlar, kıyametler ne ararsanız. Bizim evimiz de giriş kattadır. Yağmur hanım da dayamış kafayı cama bizi dinliyo.Tam deli . Kızdık mızdık ama anlamaz o kız. Dün akşamda şu strafor köpükleri almış ufalayıp ufalayıp üstümüze atıyo deli . Dövdük sövdük anlamıyo. En son kızın teki tuttuğı gibi kızı yere fırlatmasın mı . Bide Yağmur sinir krizleri geçirince tam korku dolu anlar yaşandı. Annesi hiiiç bi şey demedi. Zaten gıcık olurum öyle her kavgaya karışan annelere . Çocuğun kavga etmesini de öğrenmesi gerek . Hem her zaman da onun çocuğu haklı olmaya bilir. Valla bizim annelerin gözünde haklı olabilmemeiz için çocukları bizi pataklarken ses çıkarmadan öyleee bakmamız gerekekir. Hele bide ergen olunca şu mız mız çocukların anneleriyle uğraşmak bi ayrı sıkıcı.Ahhh...Ah... Bizim Eda diye bi akrabamız var, neyim olduğunu bilmiyorum. Her neyse . O kız her zaman çocuklardan nefret ediyorum der dururdu , gıcık olurdum . Şimdi daha iyianlıyorum onu . ÇOCUKLARDAN NEFRET EDİYORUMM en azından küçük olanlarından, gıcık olanlarından filan . Neyseki bi kardeşim yok . Bide o olsa . Düşünsenize, dverdim ben onu be döverdim. Allah işte bilip bana kardeş vermemiş . Gerçi bi ablam var ama olsun. Valla bi çocuğum olunca nasıl katlanıcam ona bilemiyorum . Hele bide annemin beddualarıgerçek olur da kendim gibi bi çocuğum olsa vay halime . Her neyse böyle işte .Görüşürüz.

Emre

Hayali kahvemi yudumluyor ve söze başlıyorum. Bu gün canımm arkadaşım Emre 'den bahsedicez.
Nasıl anlatsam bilemedim , anlatıcak o kadar çok şey varki. Bi kere emre çok tatlı gıcık , sevimli , hoşsohbet ,salak kısacası tam kafa çocuktur . Bi kere tanısanız bayılırsınız. Be nekadar aptal, salak olsamda ne dese anlamasamda o sabırlı olur ve her zaman söylemek istediği şeyi açıklar.Gıcıktır , açgözlüdür ama bi tanedir .Severim kendisini idare eder . Gurur duyun emre bey canım blogumda size bi yer verdim . Her neyse.İşteee... Ben ısrar ederim o söyler . En en en yakın arkadaşımdır -Ben onun en iyi arkadaşı diğilim heralde ama o öyle .Her neyse işte böyle, iyi çocuktur herkeş sevsin onu.


Görüşürüz...

3 Eylül 2010 Cuma

Hayali kahvem

Hayali kahvemi yudumluyorum ve başlıyorum söze. Aslında ne yazıcağımı da pek bilmiyorum ama yazarken eminim aklıma gelir. Aslında yolda -dershaneden gelirken- size dershaneden bir alıntı yazıcaktım ama kararımı değiştirdim . Zaten moralim sıfır , hep ablam yüzünden .Blog 'uma yeni arkaplan yapmışım, çok mutluyum, çok heycanlıyım bi de ne dedi dersiniz "Bu arkaplanı herkez kullanıyo ki zaten " . Yani canımcım bütüüün heycanımı bu lafla söndürdü . Bende kendi arkaplanımı yaparım dedim -bunu çok sevmeme rağmen. Ve yapıcam da çok kararlıyım. Öğrenirim bi yerden, çok zor olmasa gerek . Her neyse .Ahhhh.... Yine başınızı şişirdim . Görüşürüz ..

2 Eylül 2010 Perşembe

Annanemin topuklu ayakkabıları

Kahvemi yudumluyor ve söze başlıyorum diye söze başlamak çok isterdim. Fakat henüz yanımda bi kahve yok ve ayrıca çayı kahveye tercih ederim -size bi sır veriyim annem henüz kahve içicek yaşa gelmediğimi düşünüyo çaktırmayın. Her neyse . Geçen gün annanemlerin evini temizlerken herzamanki gibi evlerini karıştırıyodum veee......Onlarla karşılaştım parlaktılar,güzeldiler, siyahtılar.Ayağıma giydim. Aynen perinin külkedisine yaptığı gibi tam ayağıma oldular . Bana aittiler , sanki sanki benim için yaratılmışlardı. Annanemin topuklu ayakkabıları. Ayaklarımın tanıştığı ilk ve en güzel topuklu aykkabılar .Hemde ilk olmasına rağmen onlarla bi kuğ gibi yürüyebildim .Onlar benim için ben onlar için yaratılmışım eminim. Ama annane ayakkabıları deyip gülüp dalga geçmeyin onlar kusursuzlar. Her neyse fotoğraflarıı çekip göstericem size . Şimdilik, görüşmek üzere .

Merhaba PC

Ne zamandır açmıyorum şu illeti . Ne biliyim işte dersti,cezaydı suydu buydu vakiti gelmedi bir türlü.Bir de Blog'umu kimse izlemeyince yazması bi anlamsız geliyo.Belki fark etmişsinizdir bilmem ama normalde "bi" yazıcakken kasıp"bir" yazıyorum. Her neyse.Bu gün annanemin ünlü ,meşhur coco* gömleği benim oldu annem annanen giyiceğine sen giy dedi .Annanem . Annaneler şişko olur bilirim.Her zaman ki düzeni bozmayıp annanemde şişkolamış.Birz saçmaladım galiba . Her neyse , herhalde annanemin zayıflık gömleği olmalı ki bana da oldu -aslına bakarsanız onu ceket olarak giyiyorum :)- .Çok mutluyum .İnsanları işte böyle küçük şeylerde yeterince mutlu edebiliyo. Evet biliyorum çok zırvaladım ama canım yazmak istiyo .Aslında dün akşam yazıcak bir sürü şey bukmuştum ama beyin bu heleki benim beynim ,unutmuş ne yapıcaksın. Valla arkadaşlar kankaymış mankaymış hepsini salladım gitti yanlızım yani :).İnsanlarla hızlıca ilişkimi kesebildiğim için şaşkınım evet ama ne yapabilirim, ben nefret dolu bi insanım.Yok yok kendime bu kadar haksızlık edemiycem o kadar da değil . Aaah.... Yine konudan konuya bi atlayış yaptım her neyse veda vakti dostlar.


Görüşürüz :)







coco* = Bunu annanemin coco gömleği sanmayın. Bu onun diktiği ve benim coco gömleklerine benzetip isim taktığım bi gömlek. Benim cocom :)

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Salakça Bir şey -aynı zamanda eğlenceli-

İşte arkadaşlar , dediğimi yaptım .Mesaj yolladım Kaan 'a .Adı ardaymış arkadaşın .Ne söyleyebilirim çoook komiğim :D Aslınd çok da tın.Atmışım atmamışım aen fazla salakmısın yazar
bende bulurum yediricek bişey.Ama yinede asıl komik olan şu ki çocukların -yada ergenlerin diyelim-,
hayatlarındaki tek macera facebook ' da tanımadığın birisine mesak atmak olmuş hayat çook komik.


Hayatı komik yaşayın .
görüşürüz.

1 Ağustos 2010 Pazar

:D

Yaklaşık bir aydır sihirli annemin tekrarlarının başlamasıyla beraber izlemeye başladım.Aslına bakarsanız ne kadar çocuk işi,sıkıcı filan desenizde inasan bi izleyince eğlenceden dört köşe oluyor.
İzlediiim ,izledim ,sonra başladım hepsini face 'de aramaya -aslında asıl amacım kaan 'ı bulmaktı :) - başladım aradığımı da buldum. ne komiğim diye gülüyorum şimdi . Şu an tek düşündüğüm mesaj atsammı atmasammı .Neden bu kadar önemli bilmiyorum . Sonuçta tanımıyorum neden mesaj atayım ki ?
Amaaan . Milletin derdi beni mi gerdi ? Korkucağım düşünüceğim tek şey bu mu yani "Mesaj atsam mı , atmasam mı ?" herneyse ben en iyisi düşünücek daha önemli şeyler bulayım .

Görüşmek Üzeree