29 Haziran 2012 Cuma

hayatta kimseyi hiçbir şey yıkamaz

Selaam, ezgi çok ağlaştığı için blog yazmaya geldim. Dün umut bana "Senden nefret ediyorum. Tiksiniyorum." dedikten sonra çook kötü bir halde olduğumu düşündüğü için yazı yazıp rahatlamam gerektiğini söylüyor. Mutluyum diyemem, ama mutsuz da değilim. Asıl sorun umutun benden nefret etmesi değil aslında. Asıl sorun birinin benden nefret etmesi. Abi insan benden neden nefret eder ki lan ? Ben nefret edilecek kadar kötü biri miyim ? Ben nefret edilecek kadar iğrenç miyim ? Asıl soru, BENDEN NEFRET ETMENİ SAĞLAYACAK NE YAPTIM BEN ?
Bu sözü daha önce hiç duydum mu diye düşünüyorum, duymadım sanırım. Yani kimse bana senden nefret ediyorum dememişti. Diğer insanlar ne hisseder bilmem ama ben ciddi üzüldüm. Kötü biri değilim bi kere, o kötü. Dün kuşkusuz hayatımda en küçük düştüğüm gündü, yaşadığım anlar en gurursuz anlarımdı. Adam bana seni istemiyorum dedi, yalvardım. Ben bunu nasıl yaptım ? Öyleydim ki tekrar benim olması için bütün arkadaşlarımı kuşkusuz verebilirdim, canımı bile verebilirdim o sıralarda, ne isterse yapabilirdim. Ben neye dönüştüm ?
Hayatım boyunca onlardan biri olmamak istedim. Hayatım boyunca sevgilisini arkadaşın üstünde tutan insanların arkasından konuştum. Hayatım boyunca sevgilisini geri kazanmak yapabileceği her şeyi yapan kızlardan olmadım ben. Bazen sevdiğim çocuk başka bir kızla sevgiliyken, ne kadar elimde olsa da ayırmadım onları. Neden böyle oldu ? Gözümü nasıl kararttım bu kadar bilmiyorum. Neden ona yalvardım bilmiyorum. Ona her şeyden çok inanıyodum belki bundan oldu, ağlasam yalvarsam ister beni dedim istemedi. İsteseydi ne olacaktı ki ? Yalvararak kazandığım birisiyle ne kadar olabilirdi ki ? O her zaman benden bir basamak yukarıdayken nasıl olabilirdi ki ? Benim hayatımda ondan başka hiçbir şey yok mu da gözümü bu kadar kararttım ?
Ben dün gece onlardan biriydim. Ben dün gece sevgilisi için dünyayı yok edeceklerdendim. Ben dün gece o iğrenç kızlardandım, unutamayan kızlardan, çirkef kızlardan, ağlayan kızlardan. Ben bunu hiç istemedim.
Olmadığınız biri haline dönüşmek hayattaki en korkunç şeylerden biri. Pottermore beni Slytherine seçtiğinde üzülmüştüm ama ben asla bir Gryffindor olmamıştım ki zaten. Bunu dün gece anladım. Hayatın bir kişiye bağlı olmadığını dün gece anladım. Doğru kişinin o olmadığını dün gece anladım. Doğru kişi beni buna dönüştürmezdi. Doğru kişi olsa aşk her şeyin üstesinden gelirdi. Çünkü ben buna inandım. İnandıklarımdan geri dönmiycem. "Demek ki ruh-eşi diye bir şey yokmuş demiycem" "aşk her şeyin üstesinden gelmezmiş" demiycem. Aramaya devam edicem. Ben daha çok küçüğüm.
Hayatta her şey bir derstir. Bu da benim aldığım en ağır derslerden biri oldu. Ben dün gece umut beni istemedi diye ağlamadım. Ben dün gece umut benden nefret ediyo diye ağlamadım. Ben dün gece kendime ağladım. Ben dün gece dönüştüğüm kişiye ağladım. Ben dün gece yaşadığım korkunç duygulara ağladım. Ben dün geceki gurursuzluğuma ağladım.
Ama dün, duygularımdan hiç korkmadım. Onları sonuna kadar yaşadım. Küçük düşmek umrumda değildi, benim iğrenç olduğumu düşünmesi umrumda değildi, ne kadar yanlış olsa da, ben dün istediğimi yaptım. İçimden ne geliyosa onu. Ve sonuna kadar direnmek geliyodu, yalvarmak.
Hayata umuta aşkı öğretmek için geldiğimi sanırdım. Aslında o hayata benim kim olduğumu öğrenmemi sağlamak için gelmiş. Ne hallere düşebileceğimi göstermek için gelmiş. Duygularımın sınırlarını göstermek için gelmiş.
Belki çook egoistçe olacak ama özel olan o değil, benmişim. Tabii her insan özeldir ama, ben hiç nefret etmedim. Nefret etmek ışığın savaşçısının yapacağı bir davranış değildir.
Kendimden nefret etmediğim için mutluyum. Birinden nefret edecek kadar çaresiz olmadığım için de mutluyum.
Söylemesi bile korkutuyo. Nefret. Kelimeler önemlidir. Kelimeler içlerinde duygular taşır. Hiçbiri alelade değillerdir. Nefret içnde öyle derin şeyler taşıyo ki. Öyle korkunç duygular döndürüyo ki içimde, içten içe bunu kimse haketmez diyorum. Ama şu işe bakın, ben hakediyorum.
Ondan nefret etmiyorum, onu sevmiyorum. İçimde olan en kötüsü. İçimde olan hiçbir şey. Onun için hiçbir şey hissetmiyorum.
Dün yaşamayı bir kez daha sevdim. Dün aşkı bir kez daha sevdim. Dün kalbimde kocaman bir aşk hissettim. Dün hissettiğim bir bireye dair aşk değildi. Dün hissettiğim güven vericiydi. Dün hissettiğim Tanrıya dair bir aşktı. Bunu hissetmek o kadar güzel ki. Dün gece çok huzurlu uyudum. Dün büyü adımlar attım ruhumda. Dün teslim oldum. Yalnız değilim deyince bebekler gibi uyudum. Herkes bugün bana iyi olup olmadığımı sordu. Sanırım hiç bu kadar iyi olmamıştım. Bu bana büyük dersler verdi. İlk defa gerçek bir Savaşçı gibi hissettim. Muhteşem hissettim. Ve anladım ki hayatta kimseyi, hiçbir şey yıkamaz.

28 Haziran 2012 Perşembe

Ölmek istiyorum

İnanç minanç

Aslında ne şanslıyız. Ölmediğimiz her gün için. Pazar günü için bir plan yaptım arkadaşımı görücem filan bıdı bıdı. Ama bence plan yapmak çok gereksiz saçma ve korkutucu bir şey. Plan yaparken tek korkan salak ben miyim ? pazar günü neler olacağını düşünmek beni korkutuyo çünkü o günü görmeyebilirim. Allah korusun belki ölürüm, belki başıma kötü bir şey gelir. Güzellik bile çok saçma Allah korusun -terkrar- aptalca bir hata yüzünden yüzün yanabilir, ya da bacağın kopabilir mesela. Ama hayat bize diyor ki, bu bir zorunluluk plan yapmalısın.
Anı yaşamak serserilik gibi. Ama anı yaşamadan yaşanmaz ki. Hayat çok karmaşık vee şaşırtıcı. Hayat çok güzel ama korkutucu. Keşke her şey daha kolay olsa. Bunları düşündükçe daha çok korkuyorum. Ama korku en büyük savunmasızlık ve acizlik. İnsan kaderinden korkamaz çünkü, onunla yaşar. Mesela diyorum ki yüzüm yansa daha ne kadar yaşayabilirim ki ? yüzüm yansa bununla elimden geldiğince yaşayabilirim işte. Çünkü bizi var eden kusurlarımızdır. Bunların büyüklüğü ya da "çirkinliği" önemli değil, çünkü eğer kaderle barışıksan hayattaki hiç bir şey çirkin değildir. Işığın Savaşçısı kaderiyle arkadaştır. Bunlar birer hediye, sonuna kadar kullanmak için.
En imrenilecek olanlar bu yüzden dik yürüyenler. Dik yürüyen bir insanın ihtişamı başka hiç bir şeyde yok. Bu güven, bu korkusuzluk, bu O'nu hissediş doğadaki bütün sahnelerin en güzeli. Gerçekten inançlıysanız, korkmanız gereken hiçbir şey yok.
Bence önemli olan inanç. Yani bence insan herhangi bir şeye inansın yeter, bu illa Tanrı olmak zorunda değil. Yani Tanrıya inanmayın demiyorum, O'na inanmıyorsanız inanacak başka bir şey bulun diyorum. İsterseniz müziğe inanın, isterseniz John Lennon'a inanın, isterseniz doğaya inanın, isterseniz sevgiye inanın... Önemli olan gerçekten inanmak, önemli olan O'nun adını andığında güven dolmak, önemli olan inancınla güçlenmek. İnanç karanlık geceye dalmak gibi. Savunmasız ama güven dolu.
İnsandaki tüm güç onun içinde. Duygular dünyada bu kadar güçlü ve her şeye rağmen hakimken korkmak gereken hiçbir şey yok. Bu yüzden aslında planlardan da korkmamak gerek, ama onları "1 numara" da yapmamak gerek. Planlar kağıda çok bastırılmadan yazılmalı ki yeri geldiğinde kader üstünde değişiklik yapabilsin.
Evet yazının başından sonuna kadar bir şeyler öğrenmiş olmuş bulunmaktayız çünkü başta ayrı bir telden sonda ayrı bir telden çalıyorum. Neyse verimli bir yazı oldu. Belki bana düşmez ama İnanın.

#IşığınSavaşçısıSözcüklerinÖneminiBilir

26 Haziran 2012 Salı

Nazo

Nazlıcan güzel gülümser. İsmini Birsen koyacaklarmış sonra Ahmet Kaya kurtarmış onu. Ahmet Kayaydı dimi lan,mk bütün romantizmi bozdum. Neyse. Nazlıcan benim böyle cennetten müjdelenmiş arkadaşım. Nazlıcanla arkadaşlığımız kutsal gibi sanki. Ah özür dilerim kendisine Nazlıcan denmesinden hiç hoşlanmaz, Nazo deriz ona biz. İşte böyle bir gün okulda oturuyorum Nazo da arkamda oturuyo ama tanışmıyoruz yani, arkamı döndüm vee elinde Martı'yı gördüm. Martı bir gün aniden çıkmıştı karşıma, Nazoda birden çıktı. Elinde Martı'yı görünce bağrındım biraz. O kadar kültürsüzdür ki bizim buralar,sizinle aynı kitabı okuyan ve ya okumuş insanlar kutsaldır -hatta aynı kitabı okuyan insan değil kitap okuyan insan bile. Sonra konuşmaya başladık. İkimiz de şiir sevdik, ikimiz de devrim yoluna baş koyduk, birlikte okuduk, birlikte güldük. Yaptığımız binlerce saçma sapan şeyler vardır Allah bilir. Bir zamanlar birlikte ateist bile olduk, bir zamanlar birlikte ermiş olduk, bir zamanlar komünist olduk bir zamanlar sosyalist, şair olduk birlikte, gezgin olduk, en çok da hayalperest olduk birlikte. Yazarlar bulduk ve şuan çoğu insandan çok bildiğimizi idda ediyoruz. Birlikte imana geldik. Paulo Coleho sağolsun. Onunla tartışmak muhteşemdir çünkü hep aynı şeyleri düşünürüz zaten. Aşık olmalarımız bir başka güzeldir. Birbirimizin ağzına sıçarız aşık olunca. Deriz ki "o mu yani" zaten hiçbirinden koca da olmaz. Mutlu olmak hep hakkı onun deli gibi öyle. Kalpsiz malpsizim diye geçinir ama koocaman aslında onun şapşal kalbi.
Nazlıcan bir tanedir. O yokken İstanbul İstanbul değildir. onsuz Cem Karaca bir ceviz ağacı değildir Gülhane Parkında. O bazen her şeydir. Unuttuğunuz tüm samimiyettir. O bir limandır. O sıcacıktır. Kimse karşı koyamaz ona. O müthiştir. Ermiş biridir o. O bazen her şeydir.

20 Haziran 2012 Çarşamba

Devam

Bi çocuklar tanıştım çok tatlı filan bıt bıt konuşuyoruz geldi bana sevdiği kızı anlatmaya başladı, onun gibisini bulamazmış da mış mış. Hay Allahım yaa delirdim. Mal çocuk. Resmen trip attım fakat kendime filan gelmem gerek ama yok olmuyo. Bir fıttırdım ya ben gülemiyorum. Mal. Biz çok mutluyuz sanki amk. Sevgilimden ayrılma travmasını hala atlatamamışım senin üzüntünü mü çekicem. Oooh iyi olmuş sevmemiş seni, tavşanlar yesin onu. Az benim ol malak bunalımdayız burda.  Ben az güleyim toparlanayım diyorum adam bana ağlaşıyo. NE AĞLIYOSUN OĞLUM YETTİ AĞLAMAK BEN ZATEN SENİNLE KONUŞMADIĞIM DİĞER SÜRELER İÇERİSİNDE HEP AĞLIYORUM Bİ DE SENİNLE KONUŞURKEN Mİ AĞLAYAYIM ? MANYAK. Ama hakkı var çocuk aklıma umutu getirmiyo, bunalım stayla takılmadıkça tabi. Ay bak yine sinirlendim. Sevdi sanki beni hıı ? Sevdiği kızı anlatmadığı sürece ben de sevdim kendisini. Zaten adamla çıkmak gibi bir niyetim yok yanlış anlaşılmasın. Zaten adam taa anasının gözünde. Zaten öyle fanfini bi şey istemiyorum ama yani sevgilini de anlatma ben abi aaa. Of çok saçmayım biliyorum ama teselliye tatlılığa ihtiyacım var. Neyse bu çocukla yola devam.

17 Haziran 2012 Pazar

ha ?

çok mutsuzum ve açım. her şey geçecek değil mi ?

Çok küfür ediyorum nefret doluyum

Arkadaşım yazı yazmadığım için kızdı. Aslında yazamıyorum... Bir sürü başlanıp bitmemiş yazım var. Hiçbir boku doğru düzgün bitiremiyorum zaten. Yaz geldiii. Ooh yaz demek yakışıklı balıklar demek. Yerim onları. Ay geçen bakırköye gittik avdayız allahım ne bu ? biri de dönüp bakmaz mı ? biz abaz abaz adam arıyoruz hiçbirinin umrunda değil. Sonra dedim ki, hiçbir yer bağcılar gibi değil arkadaşım. Abaza kaynıyo orası eğer biri sana baksın istiyosan bağcılara gideceksin kardeşim. Aha bugün iki yürüdüm kesişmediğim çocuk kalmadı. Hepsinin de gideri vardı yani. Iııh. Aman sevgilisiz hayat ne güzel lan. İstediğine bakıyosun veeee sevgilim yok diye üzülüyosun. Allahım allahım bulucam bi tane daha hayırlısıyla. Aman bana çocuk mu yok ? var kii. Yeni etek aldım bi şeker bi şeker. Bi de ilkerin tişörtünü giyicem üstüne demeyin keyfime yani. Oy çok tatlı olucak.
İnternetteki popi insanlara gıcık oluyorum. Aynı kapitalizm gibi yani. Adamların bi ne diyeyim çevresi var yani adamların belli kimseleri var ve onlardan başka kimseyle konuşmuyolar. Deli oluyorum bu tiplere ya. Ay sorsan bi de kesin şöyle böyle SOSYALİZM derler ha. Sikiyim sosyalizmini adam. Kimsin lan sen. Abi uğraşma sen kapitalistsin üzgünüm yani. Salaklar ya. Ben de kıl oluyorum böyelerine işte. Sonra da ayyyh siklere bak deyip konuşmuyorum. Sonra kim kapitalist oluyo ? amınakoduğumun yasemini. Yok lan ııı-ı onlar kapitalist olduğumu bile düşünmüyolardır benim amcıklara bak. Hatta ne düşüncekler lan onlar beni aa. Ama var ya sikicem onları. Cumhurbaşkanı olup kodesi sokcam onlara. Ay neyse. Ay dur ne neysesi. Şu inciciler var ya bi dee amınakoyiyim onların onları midye kabuklarının içine kaçan kumlar siksin inşallah. Gıcık oluyorum amcıklara yaa. Sanki çok biliyomuş gibi davranıyolar. Ay bir küfür ediyolar böyle dönüp poponu okşuyosun iyi misin diye. Kendilerini bi şey sanıyolar ya böyle marifet ya yaptıkları deliriyorum ulan. Onları da kodesle bi...

Ağzımı bozdular bak cici kızdım. Sinirliyim zaten ulan sevgilimden ayrılmışım yeni. Az birileri engellemiş filan. Hay manyak ne engelliyosa. Sevgili yaptı ya bokoz. Neyse yasemin tamam sakin.

Of çok pis uykum var. Ne zamandır küfür edemiyodum boşalttım içimi. İyi geceler.

#hiç de resimdeki gibi değil